|
ASTROLOJİ NEDİR?
İster bilimsel metotlarla inceleyin isterseniz pür sezgilerle, Astroloji
bir semboller yığınıdır. Bu sembollere aslında hiç de yabancı olmadığınızı
göreceksiniz çünkü bu değerler günlük yaşamda paylaştığımız değerlerin
kümesidir. Bu anlam kümeleri insanın kollektif tarihsel belleğinin ürünleri
olarak da görülebilir. (İsviçreli psikolog, Kollektif bilinçaltı ve arketipler
evrenini ortaya koyan Carl Jung Astroloji’de Jungian Astroloji adı verilen
psikolojik astroloji yaklaşımına neden olmuştur)
Astroloji bir dildir ve bu dili konuşabilmeniz için onun kurduğu cümleleri
anlamınız gerekir. Gökharitasına baktığınızda tonlarca bilgi, birbiri ile
çatışan ögelerle karşılaşabilirsiniz, bu son derece doğaldır çünkü insan psişesi
yani ruhsal hayatı biribiri ile iletişim içerisinde sonra derece değişik
boyultar taşımaktadır. Bir astrolog olarak yaratıcı olmak bu ögeleri bir araya
getirerek ortaya koyacağınız derinlikte yatar.
Bir idli öğrenmek ilk bakışta karmaşık hatta korkutucu derecede zor gibi
görülebilir ama bu dile ait temel gramer kuralları çalışılırsa yavaş yavaş
Astrolojice konuşmaya başlayabilirsiniz.
Şimdi karşınıza çıkabilecek örnek bir Astrolojice söz getirelim:
Merkür Yengeç’te 5. Evde
Bu anlatım insan psişesi içerisinde kendi içinde belirli bir anlam
kümesidir. Bunun yorumunu kitaplara bakarak çıkarabilirsiniz ama herharitanın
kendine has olduğunu unutmamalısınız başka bir deyişle kitaplardan alacağınız
bilgiler aslında sadece ham işlenmemiş ve hala elden geçirilmesi gereken
bilgilerdir.
Burada 3 ayrı ama birbiri ile organik bir bağ içerisinde olan sistem
vardır. En basit astrolojik bilgi parçasında bir gezegen bir burçta ve aynı
zamanda bir evdedir. Bu birleşimin yaratıcı çıkış noktaları, zayıflıkları ve
gerilim alıntada kaldığı zamanlara ait reaksiyonları olacaktır.
Gezegenler bize insan psişesindeki yaşamsal fonksyonları çok kısa olarak
sahip olduğumuz enerjileri anlatırlar. Bu enerjilerin sadece insani değil aynı
zamanda hayvani de olduğunu gözden kaçırmamak gerekir.
Örneğin Merkür burada kişinin zihinsel algılama sürecini, zihinsel
iletişimi, rasyonel kavrayışı ve sinirsel yapısını tanımlanmaktadır. Bu
temeldeki fonksiyon ve enerjinin ta kendisidir ama bu enerjinin nasıl bir renk
alacağı ve nasıl bir şekle gireceği içinde bulunduğa burca bağlı olacaktır. O
halde gezegenler enerjiyi burçlar ise bu enerjinin nasıl bir ortamda olduğunu
yani onu çevreleyen kabı göstermektedir. Örneğin bu enerjiyi bir litre benzine
benzetirseniz bu bir litre benzini hangi tip arabaya koyduğunuz önem
taşıyacaktır. Burada araba burç gibidir. Her kombinasyonun doğal bir akışı ve
zorlandığı noktaları, diğer ögelerle çatışma ya da uyuşumları (açılar) söz
konusu olabilir. Başka bir deyişle burçlar içlerine aldıkları gezegenlerin
enerjilerini şekillendireceklerdir. Bu durumda iletişim arayan, oynak, hareketli
Merkür ilkesi yani fonksiyonu su elementinden Yengeç’te gevşeyecek, çözülecek
duyarlılık kazanacaktır. Bu Merkür’den kükreyen bir ses duyamayız ama örneğin
Merkür Aslan’da olsaydı bu çok mümkün olacaktır. O halde Yengeç’teki Merkür
bulunduğu burcun doğasını yansıtmaya başlayacak, kendini başarılı ya da
başarısız bu yolla ifade etmeye çalışacaktır.
Gezegenler fonksiyonları gösterirken, burçlar bize temel davranış
biçimlerini anlatırlar. Burçlar insan yaşamında ve evrende görülen tüm anlam
kümelerini içine alacaklardır.
Örneğin dikkatli,titiz, kılı kırk yaran, sinirli bir görünüm Başak davranış
biçimidir. Sabırsız, impulsif ve saf çocuksu bir davranış biçimi Koç’a aittir.
Bildiğiniz gibi Astroloji’de bu davranış biçimleri belirli kategoriler altında
paketlenip kolayca taşınabilirler. Biz bunlara elementler ve nitelikler
demekteyiz.
Elementlerde dörtlü bir ayırım söz konusudur. (12/4, her üç burç bir
elementtendir) Zodyak’taki sınıflamaya bakarsanız ilk önce ateşli bir davranış
gözünüze çarpar. İlk gelen Koç, Aslan ve Yay ateşin enerjik, sıcak, hareket
halinde ve sürekli bir yaşam enerjisi yayan hevesini ama aynı zamanda yakıp
yıkıcılığını da yansıtırlar.
Doğal akış içerisinde hemen arkadan gelen Boğa Koç’un enerjisini pratik
alana taşımak ister. Toprak elementi burçlar maddi, somutluk yanlısı, güvene
önem veren, şekil verici ama aynı zamanda daha ağırkanlı ve donuk olabilirler.
Başak ve Oğlak da bu gruptadır.
Sırada maddi hayata geçen enerjinin başkalarına ifade edilmesi, etrafla
kontakt halinde sunulması gelmektedir. Bu enerjiyi hava elementinden burçlar
yansıtırlar. İkizler bu enerjinin en primitif halidir. İkizler sürekli hareket
eden, meraklı, maymun iştahlı ve son derece kıvrak, eğilip bükülen bir enerji
sunacaktır. Terazi ve Kova’da da hava elementinin rasyonel, daha soğuk ama
iletişime açık yani objektif özellikleri görülecektir.
Bunun tam tersine su elementi objektif değil son derece subjektif yani
kişiye özgü nitelikleri açıklar. Şimdi sıra zihinsel düzeyde ifade edilen olayın
psişik düzeyde, yani duygusal boyutta ifadesine, adeta sindirilmesine gelmiştir.
İlk su elementi burç Yengeç bu sindirme işini çok güzel yapacaktır. Yengeç’le
birlikte Akrep ve Balık burçları sezgisel, duygusal derinlik taşıyan, adeta
mantık dışı, koruyucu ama kimi zamanda çürütücü özellikler taşıyacaktır.
Burçlar kuşağındaki ikinci sınıflama üçlü ayırımdır. (12/4, her nitelikte
4 burç vardır) Bu üçlü ayırıma nitelikler diyoruz. Nitelikler sahip olunan
enerjinin diğer bir boyutunu, bu enerjinin hangi yönde ifade edildiğini açıklar.
Nedir bu yönler ? Enerjinin önce bir çıkış yapması gerekir. Bu en doğal akıştır.
Bu analojiden hareket edersek ilk nitelik öncü olacaktır. Öncü adı üstünde
liderlik vasıfı gösteren, sürekli yeni bir proje üreten, stratejiye önem veren
burçlardır. Koç ateşin yani fiziksel enerjinin öncüsü, Yengeç duygusal enerjinin
öncüsü, hava zihinisel enerjinin öncüsü, Oğlak da pratik, somuta geçiş sağlayan
enerjinin öncüsü konumundadır.Öne fırlayan enerji şimdi olgunlaşmak, sıkışmak ve
iyice şekil almak yani katı hale gelmek durumundadır. İşte sabit nitelik bu
sıkışmayı, konsantrasyon gücünü, kararlılığı ve aşırı durumda statükoya
düşkünlüğü ve inatçılığı anlatırlar. Boğa maddenin katı hali gibidir. (Toprak)
Aslan’da yaratıcı enerji somut bir hal alır. (Ateş) Akrep’te duygular
yoğunlaşır, derinlik kazanır. (Su) Kova ise düşüncelerin ve fikirlerin
sağlamlığını ve aşırı durumlarda kayıtsızlığını gösterir.
Sıkışan enerji nereye yönelir ? Ya patlayacak ya da dağılmaya
uğrayacaktır. İşte bu görevi değişken nitelikteki burçlar yapar. Değişken
nitelik enerjinin dağılan halini anlatırlar. Çözülme, dağılma ve dağıtma
başlamıştır taa ki yen bir yön bulana kadar. Bu bakımdan değişken nitelik uyum,
esneklik ve boyun eğişi de gösterecektir. İkizler dağılan zihni, Başak esneyen
ve dağılan maddeyi, Yay dağılan enerjiyi ve Balık ise tümüyle evrenle birleşmeye
çalışan duygusallığı anlatır ve enerji çarkına son noktayı koyar.
Bu durumda burçları yani davranış biçimlerini şu şekilde
sınıflandırabiliriz:
| |
Davranış Biçimi |
Niteliği |
| Koç |
Ateşli, hevesli, enerjik ve hayat dolu |
Öncü ve inisyatif sahibi, stratejist |
| Boğa |
pratik, maddi, şekil verici |
Sabit, kararlı ve inatçı, statükocu |
| İkizler |
entellektüel, iletişimci, objektif |
Değişken, uyumlu ve dağıtan |
| Yengeç |
Sezgisel, duyarlı, koruyucu ve sübjektif |
Öncü ve inisyatif sahibi, stratejist |
| Aslan |
Ateşli, hevesli, enerjik ve hayat dolu |
Sabit, kararlı ve inatçı, statükocu |
| Başak |
pratik, maddi, şekil verici |
Değişken, uyumlu ve dağıtan |
| Terazi |
entellektüel, iletişimci, objektif |
Öncü ve inisyatif sahibi, stratejist |
| Akrep |
Sezgisel, duyarlı, koruyucu ve sübjektif |
Sabit, kararlı ve inatçı, statükocu |
| Yay |
Ateşli, hevesli, enerjik ve hayat dolu |
Değişken, uyumlu ve dağıtan |
| Oğlak |
pratik, maddi, şekil verici |
Öncü ve inisyatif sahibi, stratejist |
| Kova |
entellektüel, iletişimci, objektif |
Sabit, kararlı ve inatçı, statükocu |
| Balık |
Sezgisel, duyarlı, koruyucu ve sübjektif |
Değişken, uyumlu ve dağıtan |
Şimdi yeniden ilk örneğimize geri dönersek ne tür bir Merkür’e sahip olduğumuzu
görebiliriz. Bu Merkür sezgisel, duyarlı ve çok daha pasif bir Merkür olacaktır.
Böyle bir Merkür’e sahip kişinin iletişimde yumuşak konuşan, çekingen ve kolayca
etki altında kalan birisi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu Merkür
duygularını rahatça ifade edebilir ama sübjektif olduğu için de objektif
gerçekler karşısında bocalayarak ürkeklik gösterecektir. Bu Merkür’de matematik
bir zeka yerine Yengeç burcundaki geçmişe yönelik güçlü bir duygusal hafıza
olacaktır.
Enerjiyi tanımladık, onun kendini nasıl ifade edebileceğini gördük peki bu
enerjinin ya da benzin dolu arabanın nereye gittiğini nasıl görebiliriz? İşte
arabanın bulunduğu yolu bize gezegenin bulunduğu ev söyleyecektir.
Evler günlük yaşamın alanlarını açıklarlar. Evleri sahne olarak da
görebiliriz. Bazı sahneler çok öznel bazılaıı duygu yüklü kimileri de çok
kalabalık olabilir. Evlerin burçlara son derece paralel bir anlam kümesi
içerdiğini de görebiliriz. Örneğin Koç ilk burç olarak kendini öne sürmeyi, öncü
ruhu açıklarken 1. Ev yani diğer adıyla yükselen burç (ekliptiğin ufku kestiği
nokta) kişiliğin öne sürülüş biçimini ve günlük yaşamda kullandığımız maskeyi
bizim başlangıç referans noktamızı anlatacaktir. Yükselen burç önemli bir
referans noktasıdır çünkü tüm diğer evlere düşen burçlar da bu referansa göre
dizilmektedir. Yine örneğin 2. Burç Boğa pratikliği, maddi vurguları açıklarken
2. Ev paranın ve kişisel servetin, kişinin kendi kaynaklarına yaklaşımının ve
kendine ne kadar değer verdiğinin de evi olacaktır. 3. Burç İkizler iletişim
enerjisini anlatırken 3. Ev ilk iletişim alanlarını, yakın çevremizi, ilk okul
hayatımızı, kısa yolculukları, iletişimin yoğun olarak yaşandığı okulları,
postaneleri, otobüs duraklarını vb. gösterecektir.
Örneğimizde duyarlı iletişim Aslan burcunun evinde yani 5.evdedir. O halde
bu duyarlı zihinsel yapı üstündeki çekingenliği atmak durumunda ve kendini
göstermeye çalışacaktır. Belki bir Aslan gibi kükremeyecektır ama örneğin
çocuklara (5. Ev çocuklar onlar da bizim yaratıcılığımızın bir ürünüdür) masal
anlatmayı seven, yaratıcı bir hayalgücü gösteren, şiirler yazan bir karaktere
bürünecektir.
Aşağıda gezegenlere ait temel fonksiyonları yani enerji kümelerini
bulabilirsiniz:
| Güneş |
Yaratıcı, bilinçli, kumanda edici, maskulen, otorite kuran, amaç
düşkünü, ifade dolu, aktif, otoriter, dominant, güç arayan enerji |
| Ay |
Duygusal ihtiyaçlar, subjektif, mutluluk ve hemen tatmin arayan,
çocukuğa ve eve ait, hayal gücü ve irrasyonellik arayan güç |
| Merkür |
Zihinsel iletişim, objektif, rasyonel, uyumlu ve kıvrak zihinsel
süreçler |
| Venüs |
Sosyal iletişim, bir araya gelme, değerlerimiz, sevdiklerimiz,
zevklerimiz, kooperatif, barışçıl ama tembel pasif çekimler |
| Mars |
Fiziksel enerji, maskulen, kendini koruyan ya da saldıran, hayvansal
olabilen, kas gücü, doğrudan kullanılan aktif enerji |
| Jüpiter |
Genişlemek, olgunlaşmak isteyen gerek maddi gerekse ruhsal yönden
öğrenme ve olgunlaşma, yeni deneyinler arayan enerji |
| Satürn |
Kısıtlayan, disipline eden, sorumluluk arayan, öğreten, maddi ve
şekle sokucu, korku yaratan, fobik self kontrol getiren enerji |
| Uranüs |
Bireyciliği öne koyan, aniden değiştiren, başkaldıran, asi ve
buluşçu, elektrik dolu, saptıran ve ilerici dehasal kollektif enerji |
| Neptün |
Rafine edici, hassaslaştıran, ruhsallığa önem veren, son derece
dağıtıcı, organize olmayan, şiirsel ama irrasyonel dehasal kollektif enerji |
| Pluto |
Varolan biçimi aşarak değiştirerek güç arayan, yoğun, aşırıya kaçan,
yokeden, sert ve acımasız olabilen çoğu zaman kollektif biçimde ortaya çıkan
dehasal enerji |
|