<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?> <rss
version="2.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
><channel><title>Senbeno.NeT &#187; Genel</title> <atom:link href="http://www.senbeno.net/category/genel/feed" rel="self" type="application/rss+xml" /><link>http://www.senbeno.net</link> <description>Sohbet , Chat ,  Sohbet Odaları ,   Chat Sohbet , Sohbet odalari</description> <lastBuildDate>Tue, 27 Jul 2010 12:28:03 +0000</lastBuildDate> <language>en</language> <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod> <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency> <generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator> <image><link>http://www.senbeno.net</link> <url>http://www.senbeno.net/wp-content/plugins/maxblogpress-favicon/icons/favicon-54.ico</url><title>Senbeno.NeT</title> </image> <item><title>Sitemzide duyuru</title><link>http://www.senbeno.net/sitemzide-duyuru.html</link> <comments>http://www.senbeno.net/sitemzide-duyuru.html#comments</comments> <pubDate>Tue, 27 Jul 2010 12:28:03 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Genel]]></category> <category><![CDATA[Sitemzide duyuru]]></category> <category><![CDATA[Sohbet]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.senbeno.net/?p=1895</guid> <description><![CDATA[Sitemzide duyuru  Sohbet alanımız Açılmıştır herkesi bekeleriz http://www.senbeno.net/sohbet.php]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><a
href="http://www.senbeno.net/wp-content/uploads/2010/01/jruryd.gif"><img
class="aligncenter size-full wp-image-1245" title="jruryd" src="http://www.senbeno.net/wp-content/uploads/2010/01/jruryd.gif" alt="" width="172" height="118" /></a></p><p>Sitemzide duyuru  Sohbet alanımız Açılmıştır herkesi bekeleriz</p><p><a
href="http://www.senbeno.net/sohbet.php">http://www.senbeno.net/sohbet.php</a></p><p><a
class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save">payLaş</a></p>]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.senbeno.net/sitemzide-duyuru.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Berat Kandili mesajları</title><link>http://www.senbeno.net/berat-kandili-mesajlari.html</link> <comments>http://www.senbeno.net/berat-kandili-mesajlari.html#comments</comments> <pubDate>Mon, 26 Jul 2010 18:40:02 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Genel]]></category> <category><![CDATA[berat]]></category> <category><![CDATA[Berat Kandili]]></category> <category><![CDATA[Berat Kandili mesajları]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.senbeno.net/?p=1892</guid> <description><![CDATA[Berat Kandili mesajları Bir avuç alkış, bir kucak sevgi, sıcak bir mesaj, kapatır tüm mesafeleri, kalbiniz nurlu ve mutlu, kandiliniz kutlu olsun. Yüzünden gülücük, kalbinden sevgi, bedeninden sağlık, çevrende dostluk, ömründen huzur ve neşe eksik olmasın kandillerin hep kutlu olsun. Bir bayram gülüşü savur göklere eski zamanlara, gülücükler getirsin, öyle içten, öyle samimi olsun, gözyaşlarını [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<div><img
src="http://www.ankarahaber.com/images/news/6011.jpg" alt="" /></div><div><div>Berat Kandili mesajları</div><div>Bir avuç alkış, bir kucak sevgi, sıcak bir mesaj, kapatır tüm mesafeleri, kalbiniz nurlu ve mutlu, kandiliniz kutlu olsun.</p><p>Yüzünden gülücük, kalbinden sevgi, bedeninden sağlık, çevrende dostluk, ömründen huzur ve neşe eksik olmasın kandillerin hep kutlu olsun.</p><p>Bir bayram gülüşü savur göklere eski zamanlara, gülücükler getirsin, öyle içten, öyle samimi olsun, gözyaşlarını bile tebessume çevirsin.</p><p>Güneşin pembeliğiyle doğan, saflığıyla süzülen, herkese nasip olmayan mutluluk denen o en güzel duygu hep seninle olsun.</p><p>Ne zaman ki iyiki&#8217;lerimiz keşke&#8217;lerimizden önde gider; O zaman hayatı yaşarız. Oysa çoğumuzu hayat yaşıyor. İyiki&#8217;lerle dolu bir yaşam dileğiyle iyi kandiller.</p><p>Ellerin duaya uzandığı, sinelerin dostlara açıldığı, gözlerin masumiyet aradığı bu mubarek günde tum dualarınız kabul olması dileğiyle iyi kandiller.</p><p>Bir damla umut serpilsin yüreğine, bin tatli umut dolsun günlerine, hayallerin gerçekleri bulsun, bütün duaların kabul, kandilin mubarek olsun.</p><p>Gecenin güzel yüzü yüreğine dokunsun, şeytan senden uzakta, melekler başucunda olsun, güneş öyle bir geceye doğsun ki duaların kabul kandilin mubarek olsun.</p><p>Sofranız afiyetli, paranız bereketli, kararlarınız isabetli, yuvanız muhabbetli, kalbiniz merhametli, bedeniniz sıhhatli, yüzünüz mutlu, kandiliniz kutlu olsun.<br
/> <span
id="more-1892"></span><br
/> Rüzgarın kemanını çaldığı ve yağmur damlalarının percerene vurduğu bir gecede yatağına uzanıp, keşke dediğin tüm güzelliklerin sizin olsun.</p><p>Semanın kapılarının açılıp rahmetin sağanak, sağanak yağdığı bu günde duşen damlaların sizi ailece sırıl sıklam etmesi dileğiyle.</p><p>Geçmişin bugünle, ışığın gölgeyle umudun gerçekle, ışığın gölgeyle, üzüntünün neşeyle, öfkenin sevgiyle barıştığı nice kandillere.</p><p>En ışıltılı bakışların gözlerinde, en tatlı sözlerin kulaklarında, tüm mutlulukarın avuçlarında ve en sonsuz sevgilerin gönlünce yaşayacağı nice mutlu kandillere.</p><p>Kardeşliğin daimi olduğu, sevgilerin birleştiği dostlukların hiç bitmediği, belki durgun, belki yorgun, yine de mutlu, yine de sevgi dolu nice kandillere.</p><p>Kalpler vardır ,sevgiyi yaşatmak için,İnsanlar vardır, dostluğu paylaşmak için,Mubarek günler vardır, Beraberce kutlamak için..</p><p>Bin damla serpilsin yüreğine, bin tatlı mutluluk dolsun günlerine, bin bir hayalin gerçekleri bulsun, her türlü duaların kabul olsun, kandilin mübarek olsun&#8230;</p><p>Yükü sevgi özü saygı gücü barış süsü hoşgörü olan mübarek Berat kandilinizi kutlarım Allah&#8217;a emanet olun.</p><p>Allah&#8217;ın adıyla başladığınız her işinizde başarılar dilerim. Kandiliniz mübarek olsun.</p><p>Avuçların açıldığı, gözlerin yaşardığı, ilahi esintilerin kalpleri okşadığı anın bir asra bedel olduğu bu gece dualarda birleşmek dileğiyle kandilinizi kutlarım. <script type="text/javascript">/*<![CDATA[*/// < ![CDATA[
					var tmp;
					tmp = document.getElementById("news_content").getElementsByTagName("a");
					for(i=0; i<tmp.length; i++)
						tmp[i].target = "_blank";
// ]]&gt;/*]]>*/</script></div></div><p><a
class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save">payLaş</a></p>]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.senbeno.net/berat-kandili-mesajlari.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Miraç Kandili, Miraç Kandiliniz Mübarek Olsun</title><link>http://www.senbeno.net/mirac-kandili-mirac-kandiliniz-mubarek-olsun.html</link> <comments>http://www.senbeno.net/mirac-kandili-mirac-kandiliniz-mubarek-olsun.html#comments</comments> <pubDate>Thu, 08 Jul 2010 16:02:02 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Genel]]></category> <category><![CDATA[Miraç Kandili]]></category> <category><![CDATA[Miraç Kandiliniz Mübarek Olsun]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.senbeno.net/?p=1849</guid> <description><![CDATA[  Birbirinden güzel kandil mesajları, Miraç Kandil SMS&#8217;leri buradan alınız ( Mübarek Miraç Kandil Tebriği ) Bugün Miraç Kandili, Miraç Kandiliniz Mübarek Olsun, Miraj Kandili mesajları, Miraç Kandili nedir? Miraç nedir? Kandil nedir?&#8230; İşte Miraç kandili&#8230; Bugün Miraç Kandili, Miraç Kandiliniz Mübarek Olsun, Miraj Kandili mesajları, Miraç Kandili nedir? Miraç nedir? Kandil nedir?&#8230; İşte Miraç [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p> </p><div><div><img
title="Miraç Kandili mesajları (Kandil tebriği)" src="http://images.dikkathaber.com/haber/resim/mirac-kandili-mesajlari-kandil-tebrigi.jpg" alt="Miraç Kandili mesajları (Kandil tebriği)" width="300" /></div><p>Birbirinden güzel kandil mesajları, Miraç Kandil SMS&#8217;leri buradan alınız ( Mübarek Miraç Kandil Tebriği )</p><div>Bugün Miraç Kandili, Miraç Kandiliniz Mübarek Olsun, Miraj Kandili mesajları, Miraç Kandili nedir? Miraç nedir? Kandil nedir?&#8230; İşte Miraç kandili&#8230;<br
/> Bugün Miraç Kandili, Miraç Kandiliniz Mübarek Olsun, Miraj Kandili mesajları, Miraç Kandili nedir? Miraç nedir? Kandil nedir?&#8230; İşte Miraç kandili&#8230;</p><p>İL MÜFTÜSÜ ÖMER KOCAOĞUL MİRAÇ KANDİLİ<br
/> İl Müftüsü Ömer Kocaoğul Miraç Kandili münasebetiyle bir mesaj yayınladı.<br
/> Kocaoğul mesajında; &#8220;08 Temmuz Perşembe gününü 09 Temmuz Cuma gününe bağlayan gece Mübarek Miraç Kandilini idrak edeceğiz. Miraç; Peygamberimizin bütün insanlığı temsilen Cenab-ı Hakk’ın yüksek huzuruna kabulü anlamına gelmektedir. Recep ayının 27. gecesi gerçekleşen bu büyük buluşma, aslında her mümin’in günde beş kez namaz aracılığıyla bu sırrı yaşadığı, hikmetlerle dolu bir yolculuktur. Miraç, insanın erdem yolculuğu, beşerilikten insaniliğe yükselişin hikâyesidir. Miraç, göklere olduğu kadar, insanın kendi semasına, yani kalbine ve iç dünyasına doğru da yapması gereken bir yolculuktur. Yeryüzünün iki manevi merkezinde, Mescidi-i Haram ve Mescidi Aksa`da ve göklerde Hz. Peygamber`le gerçekleşen bu kutlu yolculuk, bugün bizim için manevi merkez olan gönül dünyamızda gerçekleşmelidir. Sevgili Peygamberimizin Miracından ilham alarak bireyin, toplumun ve insanlığın yükselişi üzerinde düşünmek zorundayız. Bu hadisede; insanın Cenab-ı Hak tarafından kendi emrine ve hizmetine verilen kâinata, ancak çalıştığı zaman hâkim olabileceğine; süflî duygulardan, her türlü ahlak dışı kötülüklerden arınarak iyiliklere ve erdemlere yöneldiği zaman da gerçek kulluğa, yüce mertebelere ulaşabileceğine, yani maddi ve manevi yükselişi sağlayabileceğine işaret vardır. Bu duygu ve düşüncelerle tüm Elazığlı hemşerilerimizin Miraç kandilini tebrik eder, bu kandilin milletimizin, bütün İslam âleminin ve insanlığın barış, huzur ve mutluluğuna vesile olmasını yüce Allah’tan niyaz ederim.&#8221; dedi.</p></div></div><p><a
class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save">payLaş</a></p>]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.senbeno.net/mirac-kandili-mirac-kandiliniz-mubarek-olsun.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Afyonkarahisar hakkında bilgi</title><link>http://www.senbeno.net/afyonkarahisar-hakkinda-bilgi.html</link> <comments>http://www.senbeno.net/afyonkarahisar-hakkinda-bilgi.html#comments</comments> <pubDate>Thu, 13 May 2010 14:03:41 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Genel]]></category> <category><![CDATA[Afyonkarahisar]]></category> <category><![CDATA[Afyonkarahisar genel bilgi]]></category> <category><![CDATA[Afyonkarahisar hakkında bilgi]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.senbeno.net/?p=1817</guid> <description><![CDATA[Şehrin İlin Adı Afyonkarahisar adında geçen &#8220;afyon&#8221;, Latince&#8217;de tıpta ilaç yapımında kullanılan haşhaş bitkisinin özsuyu için kullanılan &#8220;opium&#8221; kelimesinin zamanla yazılış ve söylenişte değişikliğe uğramış halidir. &#8220;Opium&#8221; kelimesi, &#8220;afium&#8221;, &#8220;afiom&#8221;, &#8220;afion&#8221;dan sonra &#8220;afyon&#8221; haline gelmiştir. Yaklaşık 3 bin 350 yıllık tarihe sahip olan &#8220;Karahisar Kalesi&#8221; de şehrin güneyinde, yerden 226 metre yükseklikteki trakit bir kaya [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><a
href="http://www.tatilsehri.org/wp-content/uploads/2010/04/afyonkarahisar-kalesi.jpg"><img
title="afyonkarahisar-kalesi" src="http://www.tatilsehri.org/wp-content/uploads/2010/04/afyonkarahisar-kalesi.jpg" alt="" width="400" height="300" /></a>Şehrin</p><p><em><span
style="font-family: Trebuchet MS;"><span
style="color: darkorange;"><strong>İlin Adı</p><p>Afyonkarahisar adında geçen &#8220;afyon&#8221;, Latince&#8217;de tıpta ilaç yapımında  kullanılan haşhaş bitkisinin özsuyu için kullanılan &#8220;opium&#8221; kelimesinin  zamanla yazılış ve söylenişte değişikliğe uğramış halidir. &#8220;Opium&#8221;  kelimesi, &#8220;afium&#8221;, &#8220;afiom&#8221;, &#8220;afion&#8221;dan sonra &#8220;afyon&#8221; haline gelmiştir.</p><p>Yaklaşık 3 bin 350 yıllık tarihe sahip olan &#8220;Karahisar Kalesi&#8221; de şehrin  güneyinde, yerden 226 metre yükseklikteki trakit bir kaya kütlesi  üzerinde bulunmaktadır. Kaleyi Hitit Kralı 2. Murşil MÖ 1344&#8242;teki Arzava  Seferi sırasında askerlerine sığınak olarak yaptırmıştır ve kale  Hapanova Kalesi (Yüksek Tepe Şehri) adıyla anılmıştır. Frigler döneminde  Hapanova Kalesinin eteklerine bir köy olarak kurulan şehrin bilinen  klasik çağlardaki en eski adı Akronio&#8217;dur. Romalılar döneminde bu adın  gerek paralar üstünde gerekse Latince kitabelerde ve diğer kaynaklarda  Akronium şeklinde yazıldığı anlaşılmaktadır. Akrones, Akroenos, Latince  şeklinin halk arasında ve daha sonra Bizanslılar döneminde değişmiş  şeklidir.<br
/> <span
id="more-1817"></span><br
/> Malazgirt Savaşından sonra Sultan I. Mesut&#8217;un emri ile Akronium  Kalesi&#8217;nin eteklerine Karaşar Türkleri yerleşmiş ve daha sonra kaleye  Karahisar adı verilmiştir. Karahisar ve yöresi, Selçuklu Veziri Sahib  Ata Fahreddin Ali&#8217;nin &#8220;Sahip&#8221; unvanı nedeniyle &#8220;Karahisar-ı Sahip&#8221;  olarak anılmıştır. Karahisar-ı Sahip &#8220;Vezirin Karahisarı&#8221; anlamına  gelmektedir.</p><p>İlin adı Osmanlı arşivlerinde de &#8220;Karahisar-ı Sahip&#8221; olarak geçmekte, bu  dönemde Afyonkarahisar adının yöresel olarak kullanıldığı tahmin  edilmektedir. Cumhuriyet&#8217;in ilk yıllarından itibaren ise  &#8220;Afyonkarahisar&#8221; olarak anılmış, Atatürk Nutuk&#8217;ta da 34 ayrı yerde  Afyonkarahisar adını kullanmıştır.</p><p>Tarihi</p><p>Afyonkarahisar, coğrafi konumu itibariyle bir geçiş ve kavşak  noktasındadır. Böyle bir coğrafi konum nedeniyle Hititler&#8217;in Arzava  seferine giderken buradan geçmesi gerekmiş, Frigler bu bölgeye  yerleşmiş, Persler için &#8220;Apemeia&#8221; merkez olmuş, Büyük İskender&#8217;in ordusu  bu bölgede savaşmış ve ardından Anadolu&#8217;yu paylaşmış, Roma için büyük  önem taşıyan ticaretin can damarı olan yollar Afyonkarahisar&#8217;da  kesişmiş, Bizanslılar bölgeyi askeri üs olarak kullanmıştır. Araplar ve  daha sonra Türkler için Afyonkarahisar, Anadolu&#8217;nun alınabilmesi için  öncelikle alınması gereken yer olma anlamı taşımıştır.</p><p>Türklerin Anadolu&#8217;ya yerleşmesi sürecinde önemli bir yeri olan  Miryakefalon Savaşı bu topraklar üzerinde yapılmış, Selçuklular için üs  olmuş, Osmanlılar Anadolu&#8217;yu Osmanlı bayrağı altında birleştirmek için  Karamanoğullarına burada saldırmış, Anadolu&#8217;yu ele geçirmek isteyen  Yunanlılar burada üs oluşturmuştur. Ulu Önder Atatürk, Kurtuluş  Savaşında son derece önemli bir nokta olan Büyük Taarruz&#8217;u bu  topraklarda Kocatepe&#8217;de yönetmiştir.</p><p>Milli Mücadele&#8217;de Yeri</p><p>&#8220;Afyonkarahisar, son büyük zaferin kilidi oldu, esası oldu.  Afyonkarahisar, tarihi mücadelemizde unutulmaz parlak bir sayfaya  malikdir.&#8221; Gazi Mustafa Kemal Atatürk (Afyonkarahisar 21 Ekim 1925)</p><p>Afyonkarahisar, Milli Mücadele sürecinin başından sonuna kadar askeri ve  lojistik pek çok durumda önemli roller üstlenmiştir. Bulunduğu konum  nedeniyle demiryolu ulaşımında önemli bir yeri olan Afyonkarahisar, bu  dönemde İngiliz, Fransız ve İtalyan ve daha sonra da Yunan askeri  birlikleri tarafından işgal edilmiştir. Afyonkarahisar, Yunanlılar  tarafından 2 kere işgal edilmiş, 2. işgal Büyük Taarruz&#8217;a kadar devam  etmiştir. Afyonkarahisar 20 Ekim 1920&#8242;den sonra Batı Cephesi Karargahı  olmuştur.</p><p>Milli Mücadele sırasında, 2 Ağustos 1920&#8242;de Afyonkarahisar Kongresi  toplanmıştır. Kongreye Mustafa Kemal başta olmak üzere Konya, Uşak ve  Nazilli Müdafaa-i Hukuk Derneği temsilcileri katılmıştır. Afyonkarahisar  Kongresi sonunda daha önceki kongrelerde sözü edilen otonomi tezi  reddedilmiş ve Türkiye Büyük Millet Meclisi hukukuna girilmiştir.  Afyonkarahisar Kongresi Batı Anadolu kongreler sisteminin sonuncusudur.</p><p>Afyonkarahisar, Milli Mücadele yıllarında Kuvayi Milliye&#8217;nin hasta ve  yaralı askerlerinin tedavi edildiği merkezlerden birisiydi. Trenle  taşınan hasta ve yaralılar Afyonkarahisar ve diğer merkez olan  Denizli&#8217;de tedavi edilmiştir. Afyonkarahisar&#8217;daki hastanenin bir bölümü  daha sonra Alaşehir&#8217;deki ihtiyaç nedeni ile buraya taşınarak hizmet  vermiştir. Hastanelerin ilaç ihtiyacı da Afyonkarahisar Sıhhiye  Deposundan karşılanmıştır. 12. Kolordu&#8217;nun merkezi Afyonkarahisar&#8217;a  alınmış, bu kolordu için savaş koşullarında önemli bir yeri olan hayvan  hastanesi de bir süre Bolvadin&#8217;de yer almıştır. Daha sonra da Dinar&#8217;da  böyle bir hastane kurulmuştur.</p><p>Başkomutan Mustafa Kemal, 26 Ağustos 1922&#8242;de Büyük Taarruz&#8217;u,  Afyonkarahisar&#8217;ın merkez ilçesine bağlı Büyük Kalecik kasabası sınırları  içinde yer alan 1.874 rakımlı Kocatepe&#8217;den başlatmış ve günümüzde de  varlığını sürdüren siperden bizzat sevk ve idare etmiştir. Kocatepe&#8217;ye,  Milli Savunma Bakanlığı tarafından 1953 yılında Milli Savunma  Bakanlığı&#8217;nca anıt yapılmış ve üzerine yazıt konulmuştur. Kültür  Bakanlığı da 1993 yılında Atatürk Anıtı ve çevre düzenlemesi yapmış ve  Kocatepe ziyarete açılmıştır. Bronzdan yapılan Atatürk Anıtı 4 ton  ağırlığında ve 7.5 metre yüksekliğindedir.</p><p>Mustafa Kemal Atatürk, Milli Mücadele&#8217;den sonra 31 kere Afyonkarahisar&#8217;a  uğramış, 11&#8242;inde şehri gezerek incelemelerde bulunmuştur.</p><p>Konumu ve Ulaşım</p><p>Afyonkarahisar Ege Bölgesinin İçbatı Anadolu Bölümü sınırları içinde  kalan ve toplam yüzölçümü 14.570 km2 olan bir ildir. Kuzeyde Eskişehir,  doğuda Konya, batıda Uşak, güneyde Burdur, kuzeybatıda Kütahya,  güneydoğuda Isparta, güneybatıda Denizli ile komşudur. Denizden  yüksekliği 1.034 m. olan Afyonkarahisar&#8217;ın merkez ilçe ile birlikte 16  ilçesi vardır. Afyonkarahisar il sınırları Ege, Akdeniz ve İç Anadolu  Bölgeleri olmak üzere üç bölge üzerindedir.</p><p>Afyonkarahisar kara ve demiryollarının ülkemizi doğudan batıya, kuzeyden  güneye bağlayan bölgelerarası bir kapı konumundadır. Önemli kara ve  demiryollarının kesişme noktasında yer alan ve coğrafi konum itibariyle  birçok bölgeyi birleştiren özelliği nedeniyle Afyonkarahisar&#8217;a ulaşım da  kolaydır. Afyonkarahisar&#8217;ın bazı önemli bazı şehirlerimize olan  uzaklığı şöyledir: Afyonkarahisar-İstanbul arası 457 km., otobüsle  yaklaşık 6 saat; Afyonkarahisar-Ankara arası 257 km., otobüsle yaklaşık 3  saat; Afyonkarahisar-İzmir arası 325 km., otobüsle yaklaşık 5 saat,  Afyonkarahisar-Antalya arası 287 km., otobüsle yaklaşık 3.5 saat,  Afyonkarahisar-Konya arası 230 km., otobüsle yaklaşık 3 saat.</p><p>Afyonkarahisar, konumu ve geçmişte yapılan yatırımlar sonucunda bugün  demiryolu açısından son derece şanslı bir durumdadır. Afyonkarahisar il  merkezi 4 ayrı demiryolu hattının birleştiği noktada bulunan tek il  merkezidir. Afyonkarahisar&#8217;a ülkemizin pek çok ilinden demiryolu ile  ulaşım da mümkündür.</p><p>İklim</p><p>Afyonkarahisar&#8217;da karasal iklim görülse de bu iklimi Ege Denizinden  gelerek az da olsa yumuşatan hava akımları mevcuttur. Yazlar sıcak ve  kurak, baharlar ılık ve yağışlı, kışlar soğuk ve kar yağışlıdır. En  sıcak ay ortalaması 22.1 derece, en soğuk ay ortalaması ise 0.3  derecedir. Afyonkarahisar&#8217;da bugüne kadar görülen en düşük sıcaklık  -27.2 derece (30 Aralık 1948) en yüksek sıcaklık da 39.8 derecedir (29  Temmuz 2000).</p><p>Turizm</p><p>Afyonkarahisar, tarihi ve doğal güzellikleri ile yüksek bir turizm  potansiyeline sahiptir. Binlerce yıllık bir geçmişe sahip bir yerleşim  merkezi olan Afyonkarahisar&#8217;da Hitit ve Friglere ait tarihi kalıntılar  ile Selçuklular ve Osmanlılar&#8217;dan kalma eserler bakımından son derece  zengindir. Tüm bunlar zengin bir kültürü ve sanatı yansıtmaktadır.  Afyonkarahisar Ömer, Gecek, Gazlıgöl, Hüdai ve Heybeli kaplıcaları ve  buralardaki çağdaş otel ve moteller ile ülkemizde termal turizmi  bakımından başta gelen illerdendir. Romatizma, eklem bozuklukları, kadın  hastalıkları, çocuk felci, solunum yolları hastalıkları, şişmanlık,  nevrotik bozukluklar ve kalp hastalıklarının tedavisinde etkili olan  kaplıca ve içmeler sağlık turizmi için önem taşımaktadır.</p><p>Afyonkarahisar&#8217;da MÖ 7. yüzyıla tarihlenen Döğer Aslankaya Tapınağı,  Döğer Kapıkaya I ve II tapınakları, Maltaş Tapınağı, Demirli Kalesi  Tapınakları bulunmaktadır. Bu tapınaklar Friglerde tanrıların anası ve  bereket tanrıçası olan Kübele&#8217;ye tapınım için yapılmıştır. Karahisar  kalesinin de üst bölümündeki kaya kütlecikleri oyularak Kübele için  basamaklar, koltuklar ve mihraplar yapılmıştır. Tüm kütle olarak  Kübele&#8217;nin doğal simgesi olan kalenin üst bölümü de Kübele tapınım  yeridir. Yine Göynüş Vadisindeki Aslantaş ve Yılantaş Kaya Mezarları,  Ayazini, Selimiye ve Beyköy Yumrutepe Kaya Mezarları da Kübele kültüne  aittir. Çevresine bitişik kaya odaları ile manastır yapısında olan  Ayazini, Kırkinler, Memeç Kaya Kiliseleri ve Böcü İnleri Kilisesi ile  Yedikapılar Manastırı da Afyonkarahisar&#8217;dadır.</p><p>Selçuklu döneminin eşsiz örneklerinden olan Ulu Camii 1272-1277  yıllarında yapılmıştır. Ahşap olan caminin sırlı tuğlaları, baklava  dilimli tuğla minaresi ve dikdörtgene yakın yamuk planı vardır. Osmanlı  Dönemine ait olan, hamam ve medrese ile bir külliye şeklindeki Gedik  Ahmet Paşa Camii de Fatih Sultan Mehmet&#8217;in vezirlerinden Gedik Ahmet  Paşa tarafından Anadolu Beylerbeyliği döneminde yaptırılmıştır. Cami,  halk arasında İmaret Camii olarak anılmaktadır. Kesme taştan yapılan  Abdürrahim Mısri Camii de 1483&#8242;te kesme taştan yapılmış bir camidir.  Kuyulu Camii, Otpazarı Camii, Sandıklı Ulu Camii, Sultan Alaaddin Camii,  Mevlevi (Türbe) Camii, Afyonkarahisar&#8217;daki diğer tarihi camilerdir.  Afyonkarahisar&#8217;da tarihi tekkeler, kümbetler ve türbeler, eğitim yapısı  olarak kullanılan medreseler, ticari yaşamda önem taşıyan kervansaraylar  ve hanlar da bulunmaktadır. Tarih boyunca önemli bir kaplıca ve ılıca  merkezi olan Afyonkarahisar&#8217;da çok sayıda da tarihi hamam mevcuttur.</p><p>Ekonomi</p><p>Afyonkarahisar ekonomisinde termal turizminin; mermer, et ürünleri, un,  yem, yağ, tuğla ve lastik imalat sektörünün; geleneksel lezzetler olan  sucuk, lokum, kaymak ve haşhaşın önemli bir yeri vardır. Organize Sanayi  Bölgesi de Afyonkarahisar&#8217;ın kara ve demiryollarının kesişim noktasında  bulunan konumu nedeniyle hızlı bir gelişim göstermektedir.</p><p>Termal turizmine yönelik yatırımlar son yıllarda büyük artış göstermiş,  buna bağlı olarak da ekonomi için önemli bir alan olmuştur. Termal  kaplıcaların, modern tıp bilgileri ve teknolojisi ile birleştirilerek  kapsamlı tedavi ve konaklama merkezleri haline getirilmesi yolunda  önemli adımlar atılmaktadır.</p><p>Özellikle İscehisar ilçesi ve çevresinde çıkarılmakta olan mermer  mimaride, hediyelik eşya ve el sanatlarında kullanılan doğal bir  malzemedir. Mermerin yurtiçine ve yurtdışına satışından elde edilen  gelir Afyonkarahisar ekonomisinde büyük önem taşımaktadır.</p><p>Başlangıçta tarıma dayalı bir gelişim gösteren sanayi sektörü, bugün  çeşitli sektörlere yapılan yatırımla gelişim gösterir niteliktedir.  Sanayinin lokomotif sektörleri doğal taş işleme ve gıda sektörleridir.  Afyonkarahisar sanayisinde 335 mermer tesisi, 125 gıda tesisi, 30 toprak  tesisi, 10 yem ve katkı tesisi, 5 ambalaj tesisi, 4 dokuma tesisi, 8  orman ürünleri tesisi üretim yapmaktadır. Ürünler sadece Afyonkarahisar  ve bölgesine değil tüm bölgelere ve hatta yurtdışına pazarlanmaktadır.</p><p>Afyonkarahisar Mutfağı</p><p>Afyonkarahisar mutfağı geleneksel lezzetleriyle zengin bir çeşitliliğe  sahiptir. Özellikle hamur işlerinde haşhaş ve haşhaş yağı yağı kullanımı  yaygındır, yemeklerde ise etin özel bir yeri vardır. Nohut ve buğdaydan  elde edilen göce ve düğü (ince çekilmiş bulgur) yemeklerde çokça  kullanılmaktadır. Afyonkarahisar mutfağında 20&#8242;den fazla çeşitte yemeği  yapılan patlıcanın özel bir önemi vardır. &#8220;Patlıcan böreği&#8221; ise  Afyonkarahisar&#8217;a özgüdür. Afyonkarahisar&#8217;da özel günlerde kurulan meydan  sofralarında toplu yemek yenir ve bu yemeğe &#8220;sıra yemeği&#8221; adı verilir.  Sıra yemeğinde yemek çeşidi, verilen davetin özelliğine göre 10-15 çeşit  yemekten 40 çeşit yemeğe kadar çıkabilmektedir. Sıra yemeğinin sonunda,  sindirimi kolaylaştırması için &#8220;bamya çorbası&#8221; verilmesi de  Afyonkarahisar&#8217;a özgü bir gelenektir. Afyonkarahisar&#8217;ın yerel lezzetleri  arasındaki çorbalardan sakala çarpan, toğga, göce tarhanası; et  yemeklerinden bütüm et, ramazan kebabı, paçık, duvaklı; sebze  yemeklerinden patlıcan böreği, ilibada dolması,  patlıcan-pırasa-maydanoz-kabak ve düğülü musakkaları, düğülü yaprak  dolması ve ekşili bamya tadılması gereken lezzetlerdir. Hamur işlerinde  de arabaşı, ağzı açık, bükme, haşgeşli (haşhaşlı) börek, ocak bükmesi,  katmer, cızdırma ve öğmenin ayrı bir yeri vardır. Afyonkarahisar&#8217;a özgü  kaymak ve kaymaklı ekmek kadayıfı da sofraların vazgeçilmez lezzetidir.</p><p>Kaymak</p><p>Afyonkarahisar&#8217;a özgü bir süt ürünüdür. Manda ve inek sütünden elde  edilen kaymağın makbul olanı daha lezzetli ve dayanıklı olması nedeniyle  manda sütünden yapılanıdır.</p><p>Sucuk</p><p>Sucuk, Türklerin pastırma ve kavurma ile birlikte Orta Asya&#8217;dan beri  tükettiği et ürünlerindendir ve Afyonkarahisar ile özdeşleşmiştir.  Yapımı için en uygun dönem ekim ve kasım ayları olan sucuk, çiğ et, tuz  ve baharatla &#8220;pişirilerek&#8221; yapılır.</p><p>Haşhaş</p><p>Ekimi ve alımı devlet kontrolü ve izni ile yapılan haşhaşın ülkemizdeki  üretiminin çok büyük bir bölümü Afyonkarahisar&#8217;da yapılmaktadır. Haşhaş,  Afyonkarahisar mutfağında özellikle hamur işlerinde çokça  kullanılmaktadır.</p><p>Lokum</p><p>Geleneksel bir Türk tatlısı olan lokum dünyaya Türklerden yayılmıştır.  Meyveli, bademli, fındıklı, fıstıklı, cevizli, kaymaklı ve güllü gibi  çeşitleri olan lokum Afyonkarahisar&#8217;da yıllardır büyük bir ustalıkla  üretilmektedir.</p><p>Kaymaklı şeker</p><p>Kaymaklı şeker 20. yüzyılın başlarında şekerci Salih Usta tarafından  yapılmıştır. Kaymaklı şekerin kalitelisi kaliteli kaymaktan, kaliteli  kaymak da besili mandalardan elde edilir.</p><p>Kiraz</p><p>Afyonkarahisar&#8217;ın Sultandağı ilçesinde yetiştirilmekte olan kirazı,  dünyadaki pek çok ülkeden talep görmektedir</strong></span></span></em></p><p><a
class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save">payLaş</a></p>]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.senbeno.net/afyonkarahisar-hakkinda-bilgi.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Adıyaman Hakkında bilgi</title><link>http://www.senbeno.net/adiyaman-hakkinda-bilgi.html</link> <comments>http://www.senbeno.net/adiyaman-hakkinda-bilgi.html#comments</comments> <pubDate>Thu, 13 May 2010 13:59:06 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Genel]]></category> <category><![CDATA[Adıyaman]]></category> <category><![CDATA[Adıyaman bilgi]]></category> <category><![CDATA[Adıyaman Hakkında bilgi]]></category> <category><![CDATA[Adıyaman Hakkında genel bilgi]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.senbeno.net/?p=1813</guid> <description><![CDATA[Yüzölçümü: 7.614 km² Nüfus: 513.131 (1990) Adıyaman, Güneydoğu Anadolu Bölgesi&#8217;nin batısında yer alan, tarih sahnesindeki yeri ilk insanlara dek uzanan, pek çok değişik kültüre merkezlik etmiş olan bir kültür ve turizm kentidir. Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Adıyaman toprakları üzerinde, insanlık tarihinin bütün evrelerine dair bulgular elde edilmiştir. Adıyaman, dünyanın 8. harikası olarak [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<table
id="table1" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%"><tbody><tr><td
width="409" valign="top"><table
id="table3" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%"><tbody><tr><td
width="85"><strong>Yüzölçümü: </strong></td><td
width="284">7.614 km²</td></tr><tr><td
width="85"><strong>Nüfus:</strong></td><td
width="284">513.131 (1990)</td></tr></tbody></table><p>Adıyaman, Güneydoğu Anadolu Bölgesi&#8217;nin batısında yer alan, tarih  			sahnesindeki yeri ilk insanlara dek uzanan, pek çok değişik kültüre  			merkezlik etmiş olan bir kültür ve turizm kentidir.</td><td
width="171" align="right" valign="top"></td></tr></tbody></table><table
id="table2" style="height: 526px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="439"><tbody><tr><td
valign="top">Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Adıyaman toprakları  üzerinde,  insanlık tarihinin bütün evrelerine dair bulgular elde edilmiştir.  Adıyaman,  dünyanın 8. harikası olarak anılan Nemrut Dağı eserleri, Kommagene  uygarlığının  kalıntıları, dünyanın 4. büyük barajı olan Atatürk Barajı,Çamgazi  barajı, kış  kampı organizasyonu, dünya birinciliğine sahip halk oyunları ile öne  çıkan bir  kenttir.</p><p><strong>İLÇELER:</strong> Adıyaman (merkez), Besni, Çelikhan, Gerger, Gölbaşı,  Kâhta,  Samsat, Sincik, Tut.</p><p><strong>Besni:</strong> Adıyaman&#8217;ın batı kesiminde yer alan Besni en eski yerleşim   yerlerinden biridir. Önemli tarihi kalıntıları arasında Besni ilçesine  15 km.  uzaklıktaki Sofraz Tümülüsü, 33 km uzaklıktaki Sesönk (Dikilitaş)  sayılabilir.  Besni İlçesinin 6 km. kuzeydoğusunda yeralan Besni İçmesinin suyu böbrek   taşlarına, kronik kabızlık, bağırsak ve mide iltihaplarında faydalıdır.</td><td
width="270" align="right" valign="top"><ins></ins><ins></ins></td></tr></tbody></table><p><strong>Çelikhan:</strong> Adıyaman&#8217;ın kuzeyinde yeralan ilçenin Korucak köyünde  bulunan  içme suyu birçok hastalığa deva olup, şifalı bir su olarak her yıl  birçok kişi  gelmektedir.<br
/> <span
id="more-1813"></span><br
/> <strong>Gerger:</strong> Adıyaman&#8217;ın 100 km kuzeydoğusunda yeralan Gerger ilçesi,  İ.Ö. II.  yüzyılda Kommageneliler&#8217;in atası olan Arsames tarafından kurulan Gerger  Kalesi  ile anılmaktadır.</p><p><strong>Kahta:</strong> İlin 34 km. doğusunda yer alan doğu ve güneydoğu sınırları  boyunca  Fırat nehri uzanır. İlin en büyük ilçesi olan Kahta, Nemrut Dağı  Tümülüsü ve  Tanrı heykelleri ile yaratıcısı Kommagene Uygarlığı eserlerinin büyük  bölümünü  ilçe sınırlarında barındırır. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turist  tarafından ziyaret edilen Nemrut Dağı&#8217;na gelenlerin durak ve konaklama  noktasıdır.</p><p><strong>Samsat:</strong> Üç tarafı Atatürk Barajı gölü sularıyla çevrili bir yarım  ada  şeklindeki Samsat Adıyaman&#8217;a 47 km uzaklıktadır. Yapılan arkeoloji  araştırma ve  kazılarda eski Samsat ve civarında tarihi saraylar, Su kemerleri,  Kaleler ve  kıymetli eşyalar bulunmuştur.</p><h1>Adıyaman Turizmi</h1><p><img
src="http://www.turizmtr.net/wp-content/uploads/2008/09/adiyaman.jpg" alt="adıyaman" width="328" height="245" /></p><p>Adıyaman, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin batısında yer alan, tarih  sahnesindeki yeri ilk insanlara dek uzanan, pek çok değişik kültüre  merkezlik etmiş olan gerçek bir kültür ve turizm kentidir. Dünyanın en  eski yerleşim yerlerinden biri olan Adıyaman toprakları üzerinde,  insanlık tarihinin bütün dönemlerinde yaşanmışlığa dair bulgular elde  edilmiştir.</p><p>Tarih boyunca çeşitli devletler arasında el değiştiren Adıyaman İli,  M.Ö. 3000-1200 yıllarında Hititler, 1200-700 yılları arasında Asurlular,  750-600 arasında Frigler, 600-334 yılları arası Persler, 334-69 yılları  arası Makedonlar, 69-M.S.72 yılları arası Kommagene Krallığı, 72-395  yılları arası Roma İmparatorluğu, 395-670 Bizans (Doğu Roma)  İmparatorluğu, 670-758 yılları arası Emeviler, 758-926 Abbasiler,  926-958 Hamdaniler, 958-1114 yılları arası yeniden Bizanslılar,  1117-1204 Eyyubiler, 1204-1298 yılları Anadolu Selçukluları, 1298-1516  Memluklular arasında el değiştirdikten sonra 1516 tarihinde Osmanlı  İmparatorluğunun egemenliğine girmiştir.</p><p>Tarih boyunca ev sahipliği ettiği sayısız medeniyetten gelen  değerleriyle Adıyaman İli, bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin önemli turizm  merkezlerinden biri olarak, dünyanın her yerinden gelen konuklarını  ağırlamaktadır.</p><p><strong>Nemrut Dağı</strong><br
/> Nemrut</p><p><strong>Antik Kentler</strong><br
/> Kral I. Antiochos kitabelerinde söz edildiğine göre, Arsameia İ.Ö. 2.  Yüzyılın başlarında Kommagene’lerin atası Arsemez tarafından Kahta  çayının doğusunda Eski Kahta kalesinin karşısında kurulmuş Krallığın  yazlık başkenti ve idare merkezidir. Güneydeki tören yolunda Mitras’ın  kabartma steli, ayin platformu üzerinde Antiochos-Herakles tokalaşma  steli ve bunun önünde Anadolu’nun bilinen en büyük Grekçe yazıtı,  yazıtın bulunduğu yerden başlayan 158 m. derine inen bir tünel ile  yazıtın batısında  benzer bir kaya dehlizi bulunmaktadır. Tepe  üzerindeki platformda Mithridathes Callinichos’un mezar tapınağı ve  sarayı yer almaktadır. Arsameia ören yeri, Adıyaman’a 60 km.  uzaklıktadır. Adıyaman’a 60 km. uzaklıkta Kocahisar köyü yakınındadır.  Kommagene’ler tarafından inşa edilen Yeni Kale, karşısındaki Arsemeia  ile birlikte kullanılmıştır. Romalılar ve ardından Memluklular  tarafından restore edilen Kale en son 1970′lerde kısmen  onarılmıştır.  Kale içinde çarşı, cami, zindan, su yolları, güvercinlik kalıntıları ve  kitabeler bulunmaktadır. Kale’den Nymphois’e inen su yolu bir tünelle  Arsameia’ya başlanmıştır. 80 metreyi bulan bu yolla halen suya ulaşmak  mümkündür. Cendere Köprüsünden sonra Sincik yolu üzerindeki Datgeli  köyünün yakınlarındaki 1400 m. rakımda bulunan tepenin üzerine  kurulmuştur. M.S. 70′lerde Romalılar tarafından inşa edildiği ve  300′lere kullanıldığı tahmin edilen, içerisinde büyük bir tapınak   bulunan bölgenin kutsal alanı kabul edilen kalenin hemen yakınında  Kommagene döneminde inşa edilen Temenos kalıntıları bulunmaktadır.  Adıyaman’ın Kahta İlçesine 85 km. uzaklıkta bulunan, tarihi Geç Hitit  dönemine dayanan kale, Fırat nehrinin batı yakasında yer almaktadır.  M.Ö. II. yüzyılda Kommageneliler’in atası olan Arsames tarafından  kurulmuştur. Sarp kayalar üzerine, Aşağı ve  Yukarı Kale olmak üzere iki  bölümde inşa edilen Gerger Kalesi’nin batı surlarında Kral Samos’a ait  bir kabartma bulunmaktadır. İslami dönemde de kullanılan kale içerisinde  cami, dükkanlar ve su sarnıçları bulunmaktadır. Adıyaman kent merkezine  5 km. uzaklıkta, Kuyucak köyü yolu üzerindeki Pirin köyündeki  kalıntılar 200 civarındaki kaya mezarı ve yerleşim yerine sahiptir.  Antik çağdan kalan bu nekropol ve çevresi Kommageneliler döneminde  önemli bir yerleşim merkezi  olmakla birlikte, asıl Romalılar döneminde  gelişmiş bir kenttir. Girişleri kabartmalarla süslenmiş birbirine  geçişli içerisinde lahitler yerleştirilmiş kayaların içine oyulmuş mezar  odaları şeklinde kalıntılardır.</p><p><img
src="http://img206.imageshack.us/img206/3636/adyaman2mn0.jpg" alt="" width="372" height="242" /></p><p><strong>Höyük Tümülüs ve Anıtlar</strong><br
/> Milli Parkın güneybatısında Adıyaman-Kahta girişinde bulunan, Kommagene  Kralı II. Mithridates tarafından annesi İsas adına yaptırılan anıt  mezar, sütun üzerindeki kartaldan dolayı Karakuş Tümülüsü olarak  anılmaktadır. Doğu, batı ve güney yönlerde dörder sütun varken günümüze  doğuda iki, batıda ve güneyde birer sütun kalmıştır. Doğu sütun üstünde  aslan ve kartal heykel kalıntıları, batıdaki sütunun üstünde tokalaşma  steli, yerde aslan heykel parçası vardır. Nemrut Dağı giriş noktası  olarak belirlenen  Karakuş Tümülüsü, Milli Park içersindedir. İl  merkezine 45 km., Besni ilçesine 15 km. uzaklıkta, Üçgöz (Sofraz)  köyündedir. 15 m. Yüksekliğinde olan mezarın üzeri kırma taş ve molozla  örtülüdür. Besni ilçesinin 33 km. güneydoğusunda, Kızıldağ üzerinde  Kommagene Kralı II. Mithridates tarafından inşa edilen anıt mezar, her  biri yaklaşık 10 metre yükseklikte üç çift sütunla çevrelenmiştir.  Sütunları üzerinde kadın, erkek ve aslan kabartmaları  bulunmaktadır.  Adıyaman’a 5 km. mesafede, Karadağ eteğindedir, 2 bölümden oluşan bir  kaya mezarı vardır. Adıyaman’a 25 km. mesafedeki Ilıcak Köyü sınırları  içindedir. Yığma taşlardan yapılmış 6 adet tümülüs mezar bulunmaktadır.  Mezarların, Kommagene Kraliyet ailesine ait soylu kişiler için yapıldığı  tahmin edilmektedir. Adıyaman’a yaklaşık 35 km. uzaklıkta Malpınar  mezrasında doğal kaya üzerine oyulmuş Hiyeroglif bir kitabe ve kayalara  yapılmış yerleşim birimleri Geç Hitit dönemine aittir.</p><p><strong>Köprüler</strong><br
/> Adıyaman’a 55 km. uzaklıkta ve Karakuş tümülüsünün kuzeydoğusundadır.  Kahta çayının en çok daraldığı kesimde iki ana kaya üzerinde 92 iri  kesme taştan yapılan bir büyük kemer ve doğu tarafındaki küçük bir tali  kemerden oluşur.</p><p>Köprü, depreme karşı korunacak şekilde, sütunlara köprüye esneklik  payı verilerek inşa edilmiştir. Köprünün hemen alt tarafında bulunan  Kommageneliler’in Antiochos Theos döneminde inşa ettiği 5 kemerli diğer  bir köprü, Romalılar tarafından yıkılmıştır. Gümüşkaya köyü ile Ağcin  köyü arasında Göksu çayının daraldığı bir noktada kaya zemin üzerinde  kurulan köprü Roma dönemine aittir. Orta kemerin dışında genel olarak  sağlam durumdadır. Köprünün büyük bir kemeri ve kademeli olarak küçülen  üç kemeri daha vardır. Köprü taşları harç kullanılmadan sıkıştırma  (Cendere) stiliyle yapılmıştır.</p><p><strong>Kaya Mezarı ve Mağaralar</strong><br
/> Adıyaman’ın 17 km. kuzeyinde Taşgedik Köyü sınırları içinde yer alır.  Kaya mezarlar ve Güneş Tanrısı Hellias ile Kral Antiochos’un tokalaşma  kabartmaları vardır. Adıyaman il merkezine 40 km. uzaklıkta ve  Adıyaman-Şanlıurfa karayolunun 1 km. batısında yer alan Turuş Kaya  Mezarları Roma Dönemine aittir. Mezarlar zeminden aşağıya doğru ana kaya  oyularak yapıldığından mezarların girişine aşağıya doğru inen 10-13   basamaktan sonra ulaşılır. Bazılarının duvar ve kapı girişlerinde  çeşitli figürlerde kabartmalar bulunmaktadır. Dikilitaşın kuzeyindeki  kayalık alanlarda, Aşağı  hozişi köyü yakınlarında dolmen tipi mezarlar  bulunmaktadır. Sala benzeyen iki büyük kayanın birbirine çatılması ile  yapılan bu mezarların Taş Devri insanlarından kaldığı tahmin  edilmektedir. Adıyaman’a 7 km. mesafede, Zey Köyü yakınında, erken dönem  Hıristiyanların yaşadığı yerleşim birimleri bulunmaktadır. Köyde ayrıca  Şeyh Abdurrahman Erzincani’ye ait bir türbe ve cami yer alır. Göksu  ırmağı boyunca yer alan 40 – 50 m. yükseklikteki sarp kayalıklar  üzerinde doğal mağaralar bulunmaktadır. Besni tarafında Kızılin ve  Sarıkaya Köyleri ile Adıyaman tarafında Gümüş Kaya ve Mal Pınarı  civarında yoğunlaşmıştır. Adıyaman’ın 10 km. kuzeyinde Adıyaman –  Çelikhan – Malatya karayolunun üzerinde Palanlı köyünde yer almaktadır.  M.Ö. 40.000 yıllarında kullanılmış doğal bir mağaradır. Duvarında  bulunan ve halen fark edilen geyik figürü yalın kontur çizgilerle   oluşturulmuştur. Mağaranın yer aldığı derin vadi ise ender bulunur bir  doğa parçasıdır. Kayaların oyulmasıyla oluşturulmuş (demir Kale 1)  adıyla anılan, ikişer katlı erken dönem Hıristiyanların yaşadığı  yerleşim birimleri bulunmaktadır. Mağaralara İndere köyü (Zey) içinden  yaya olarak gidilmektedir. Adıyaman ilinin 40 km. güneybatısında Göksu  nehri kenarında aynı adla anılan köyün batısında kayalardan oyma tünel  şeklinde birbirleri ile bağlantılı çok sayıda mağaralar yer almaktadır.  Tarihte konut olarak kullanılan bu mağaraların M.Ö. 150 yılında   yapıldığı tahmin edilmektedir.</p><p><strong>Camiler ve Kiliseler</strong><br
/> Ulu Cami, Çarşı Cami, Kab Cami, Musalla Cami, St. Paul Kilisesi en  önemlileridir.</p><p>Adıyaman Camileri (İnanç Turizmi)</p><p><strong>İçmeler</strong><br
/> Çelikhan İlçesi’nin 23 km. kuzeydoğusundadır. İçmerenin suyu mide,  bağırsak, karaciğer, safra kesesi, hastalıklarıyla böbrek taşı ve  şişmanlıkta kullanılması büyük ölçüde faydalıdır. Besni İlçesinin 6 km.  kuzeydoğusundadır. Bu içmenin suyu böbrek taşlarına, kronik kabızlık,  bağırsak ve mide iltihaplarında faydalıdır. Adıyaman’a 25 km. uzaklıkta  ve kuzeybatısındadır. Akçalı köyüne 5 km. mesafede şifalı bir soğuk su  içmesidir. Bu su bazı mide ve bağırsak hastalıklarına iyi gelmektedir.</p><p><strong>Milli Parklar</strong><br
/> Nemrut Dağı Milli Parkı</p><p><strong>Atatürk Barajı ve GAP</strong><br
/> Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), ülkemizin Güneydoğu Anadolu  Bölgesindeki 9 ilde (Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis,  Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak) uygulanmakta olan çok sektörlü  entegre bir bölgesel kalkınma projesidir. Başlangıçta su ve toprak  kaynaklarının geliştirilmesine dayalı olarak tasarlanan proje, 1989  yılında GAP Mastır Planının hazırlanması ile çok sektörlü ve entegre bir  bölgesel kalkınma projesine dönüştürülmüştür. Projenin en önemli ayağı  olan Atatürk Barajı Türkiye’nin en büyük, dünyanın 8. büyük barajıdır.  Adıyaman ve Şanlıurfa il sınırları içerisinde yer alan Atatürk barajı  ile yıllarca kurak olan bu topraklara adeta can gelmiş, bölgenin  ekonomisi hızla gelişmiştir.<br
/> Diğer taraftan, yöre halkı tarafından “deniz” olarak nitelendirilen  Baraj Gölü, bölge turizmine büyük ölçüde çeşitlilik sağlamıştır. Göl  üzerinde balıkçılık ve su sporları yapılmaktadır.</p><p><a
class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save">payLaş</a></p>]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.senbeno.net/adiyaman-hakkinda-bilgi.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Adana Hakkında bilgi</title><link>http://www.senbeno.net/adana-hakkinda-bilgi.html</link> <comments>http://www.senbeno.net/adana-hakkinda-bilgi.html#comments</comments> <pubDate>Thu, 13 May 2010 13:55:48 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Genel]]></category> <category><![CDATA[adana]]></category> <category><![CDATA[Adana Genel Bilgiler]]></category> <category><![CDATA[Adana hakkında bilgi Adana hakkında Genel Bilgiler]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.senbeno.net/?p=1811</guid> <description><![CDATA[İl Trafik No: 01 Yüzölçümü: 17.253 km² Nüfusu: 1.849.478 (2000) Coğrafi Konumu: Adana Toros daglarinin güneyinde yer alan Çukurova&#8217;da Seyhan nehri üzerinde kurulmustur. Akdeniz’e yaklasik 160 km&#8217;lik kiyisi bulunan Adana Avrupa&#8217;yi, Asya&#8217;ya baglayan önemli ulasim yollari üzerindedir. Komşu illeri: Dogusunda Osmaniye 90 km, Hatay 190km, Kuzeydogusunda K.Maras 187 km, Kuzeyinde Kayseri 332 km, Kuzeybatisinda Nigde [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İl Trafik No:</strong> 01</p><p><strong>Yüzölçümü: </strong> 17.253 km²</p><p><strong>Nüfusu:</strong> 1.849.478 (2000)</p><p><strong>Coğrafi Konumu:</strong> Adana Toros daglarinin  güneyinde yer alan Çukurova&#8217;da Seyhan nehri üzerinde kurulmustur.  Akdeniz’e yaklasik 160 km&#8217;lik kiyisi bulunan Adana Avrupa&#8217;yi, Asya&#8217;ya  baglayan önemli ulasim yollari üzerindedir.</p><p><img
src="http://www.gezenbilir.com/galeri/albums/userpics/10780/Adana_Turkey_Provinces_locator.jpg" border="0" alt="" width="530" height="247" /></p><p><strong>Komşu illeri:</strong> Dogusunda Osmaniye 90  km, Hatay 190km, Kuzeydogusunda K.Maras 187 km, Kuzeyinde Kayseri 332  km, Kuzeybatisinda Nigde 205 km, Batisinda Içel 70 km.</p><p><strong>Topografyasi:</strong> (Dağlar, Nehirler, Göller vb.)</p><p>Orta dogu ile kara ve demiryolu  baglantisi Adana üzerinden yapilir. Bu baglanti Toroslar&#8217;da Gülek  Bogazi&#8217;ndan saglanir. Il yüzölçümünün % 49 daglik, % 23 yaylalar ve %27  ova ve düzlük alandir. Güneyden kuzeye gidildikçe Toroslara varinca  yükseklik 2500 m. asar. Toroslarin etekleri Akdeniz’e dogru ova biçimini  alir. Iç Anadoludan dogan Seyhan ve Ceyhan Nehirleri Akdenize akar.  Toros Daglarinin zirvesinde yedi göller vardir. Seyhan nehri üzerinde  Seyhan ve Çatalan Baraj gölleri, Ceyhan Nehri üzerinde Aslantas Baraj  gölü ile, Karatas’ da Akyatan ve Agyatan kus cenneti gölleri vardir.</p><p><img
src="http://www.gezenbilir.com/galeri/albums/userpics/10780/406px-Adana_tr%7E1.png" border="0" alt="" /></p><p><strong>İklimi : </strong> Adana Akdeniz iklim  özelliklerini tasir. Yazlari sicak ve kurak, kislari ilik ve yagislidir.  Ortalama yagis miktari 625 mm.&#8217;dir. Yagislar % 51 kisin, % 26  ilkbaharda, %18 sonbaharda, % 5 yazin düser. En soguk ay Ocak (ortalama 9  C), en sicak ay Agustostur (Ortalamasi 28C ).</p><p><strong>Bitki örtüsü: </strong> Akdeniz iklimi özellikleri tasiyan bitki örtüsü, yüksekligi 700-800  metreye kadar olan kesimde, mersin (murt) (myrturs cummunis) sandal  (arbutus andrachne) kermes mesesi (quercus coccifera), çinar (platanus  orientatis), yabani zeytin (oleaeuropea sylvestris), akça kesme(philyrea  latifolia), menengiç (pistacia terebinthus), sakiz agaci (pistacia  lentiscus), funda (erica verticillata), erguvan (cercis siliquastrum),  kara çali (paliurus spina), zakkum (nerium oleander), okaliptus  (ecalypus spp) gibi maki türü agirliklidir. 800 metreden itibaren yayvan  yaprakli mese (quercus calliprinus), kizilcik (cornusman), defne  (laurus canseriensis), daha yükseklerde çam türleri (pinus nigra, pinus  sylvestres), ardiç (junipearus), kayin (fagun), toros göknari (abies  cilicica), sedir (cedrus libani) ve 2000 metreden sonra alp tipi  çayirlar rengarenk çiçekleriyle dogal bir hali görünümündedir.<br
/> <span
id="more-1811"></span><br
/> Çukurova  bölgesinde yumrulu bitkilerden kardelen (galanthus plicus), yabani  siklamen (cyclamen mirabille hidebr), ada sogani, nergis (narissus),  sümbül (ylacinthus) ve benzeri bitkilere bahar aylarinda sikça  rastlanir.</p><p>Yine bölgede kirsal kesimde yetisen, gelincik (pampal)  çiçeginin Avrupa&#8217;daki türlerinden farkli oldugu bilinmektedir.</p><p><strong>Tarihçesi: </strong> M.Ö. 1900 Luvi Kralligi (Hititlerin bir kolu), M.Ö. 1500-1333  Arzava Kralligi (Hititlerden ayri dogu kökenli bir grup), M.Ö. 1900-1200  Hitit Kralligi, M.Ö. 1190-713 Kue Kralligi (Frigler), M.Ö. 713-660 Asur  Kralligi, M.Ö. 663-612 Kilikya Kralligi, M.Ö. 612-333 Pers Satrapligi,  M.Ö. 333-323 Helenistik dönemi, M.Ö. 312-1333 Selökidler, M.Ö. 178-112  Karsunlar dönemi, M.Ö. 395-638 Bizanslilar ve M.S. 638 Islam devri  sirasiyla Ermeni Kralligi, Misir Türk Memluklulari, Ramazanogullari  Osmanlilar, Fransizlar tarafindan isgal edilen Adana 5 Ocak 1922&#8242;de  kurtarilmistir. Böylece tarih boyunca on ayri ve büyük medeniyete, 18  ayri siyasi yapilasmaya sahit olmustur.</p><p>Seyhan ve Ceyhan  nehirlerinin deltasinda verimli sulak arazide kurulu Adana&#8217;nin tarihi,  cografi konumu nedeni ile M.Ö. 6000 yillarina uzanmaktadir. Adana, Antik  Kilikya Bölgesinin en önemli sehirlerinden birisidir. Hititler’den  Osmanli’ya, gelmis geçmis birçok medeniyetlerin besigidir. Adini Yunan  mitolojisine göre Gök tanrisi Uranus’un oglu Adanus’dan almistir.  Toroslardan ovada genis kivrimlar yaparak Akdeniz’e dökülen Seyhan  (Sarus)nehrinin kiyilarinda kurumustur. Adana’nin merkezinde bulunan  Tepebag höyügü, Insan oglunun yerlesik hayata geçtigi neolitik döneme  aittir. Tarihi M.Ö.6000 lere kadar dayanan Dünyanin en eski yerlesim  birimlerinden birisidir. Adana Kiznuwatna Kralligi’nin Merkezi iken  M.Ö.1350 lerde Hitit Federasyonuna dahil olmustur. M.Ö. 9.yy.da  Asurlular’in M.Ö. 7.yy.da Iranlilarin eline geçmistir. M.Ö. 333’ de  Büyük Iskender ve ordusuna ev sahipligi yapan Adana, Issos savasindan  sonra Makedonyalilar’in , Iskender’in ölümünden sonra da Selefkiler’in  eline geçmistir.</p><p>M.Ö. 1. yy. da Bölgede Eyalet valisi olarak  görev yapan ünlü Hatip Çiçeron zamaninda Roma devletinin hakimiyetine  giren Adana, Dogu Roma’nin en büyük ticaret merkezi olmustur. M.S.  260’da Sasaniler’in, M.S. 4. yy. da Bizanslilar’in, 8. yy. da  Abbasilerin, 10, yy, yine Bizanslilar’in, 11. yy. da Selçuklular’in, 12.  yy. da Ermeniler’in, 14.yy.da da Memlüklüler’in eline geçerek tamamen  Türklerin olmustur.</p><p>Türk Memlük Devleti zamaninda Orta Asya’dan  Çukurova’ya gelen Türkler, bu verimli ve sulak topraklar üzerine yepyeni  bir medeniyet kurulmasinda öncülük etmislerdir. Pyramos nehrinin adi  Ceyhan, Sarus nehrinin adi ise Seyhan olmustur.<br
/> Adana’da 1352 yilinda  kurulan Ramazanoglu beyligi 1517 yilina kadar devam etmistir. Bu  tarihte, Misir seferine giden padisah Yavuz Sultan Selim, Adana’yi  Osmanli Imparatorluguna baglamistir. 1535 yilinda dogu seferine çikan  Kanuni Sultan Süleyman’a, 1638’de Bagdet seferine çikan padisah lV.  Murat’a,1833’de Osmanli devletine bas kaldiran Misir valisinin oglu  Ibrahim Pasa’ya ve ordusuna ev sahipligi yapmistir.</p><p>I.Dünya  Savasinin bitis tarihi olan 1918’de Türkler için yen bir mücadele  baslamistir.</p><p>31 Ekim 1918’de Adana’ya gelerek Alman maresali  LIMAN Von Sanders’den Yildirim Ordulari Komutanligi’ni devralan Mustafa  Kemal , “Savas, müttefikler için bitmis olabilir; Ama bizi ilgilendiren  savas, kendi istikbalimizin savasi, ancak simdi basliyor” diyerek,  Adana’da Kurtulus savasinin ilk isaretini vermistir. Bu sirada düsman  kuvvetleri Adana ve yöresini isgal etmeye baslamilardir. Amaçlari,  Avrupa devletlerine destek veren bir Ermeni devleti kurmaktir. 1918-1919  yillarinda, isgalciler, Adana’da zulüm ve iskence uygulamislardir.  Bunca baskiya dayanamayan Adanalilar örgütlenerek “Kilikya Milli  Kuvvetler Teskilati”ni kurmuslardir.</p><p>5 Agustos 1920’de Mustafa  Kemal, Fevzi Bey (Çakmak) ve milletvekilleri Pozanti’ya gelerek burayi  il merkezi haline getirmisler ve Pozanti kongresini yapmislardir. 1920  Kasim ayinda Fransizlar yenilgiye ugramislar ve Fransiz Hükümeti,  T.B.M.M. Hükümeti’ni resmen tanimistir. 20 Ekim 1921’de Fransizlar’la  “Ankara Antlasmasi” imzalanmistir. Bu antlasmaya uygun olarak 5 Ocak  1922’de Fransizlar, Çukurova’dan tamamen ayrilmislardir. Bu tarihten  itibaren il merkezi tekrar Adana’ya tasinmistir.</p><p>Adana Türkiye&#8217; nin güneyinde Doğu Akdeniz Bölgesinde yer almaktadır.  14.000 Km2 toprakları Akdeniz kıyılarından kuzeye doğru, Torosların  güney yamaçlarına kadar uzanır. Doğusunda Osmaniye, Gaziantep, ve  Kahraman Maraş, kuzeyinde Kayseri, kuzeybatısında Niğde, batısında İçel  ve güney doğusunda Hatay ile komşudur.</p><p>1.693.332 kişilik  nüfusuyla Türkiye&#8217;nin beşinci büyük ili olan Adana kenti Çukurova  bölgesinin hem ekonomik, hem de kentsel merkezi konumundadır. Akdeniz  ikliminin hakim olduğu bölgede kışlar ılık ve yağışlı, yazlar sıcak ve  kuraktır. Yörede, Akdeniz iklimine has bitki örtüsü çoğunluğu oluşturur.  Anadolu yarımadasının en verimli topraklarından olan Çukurova  toprakları üzerinde yer alan Adana&#8217;da tarımsal üretim ekonominin  lokomotifidir. Türkiye&#8217;nin tarımsal üretiminin %7.8&#8242;i bu bölgeden  karşılanır. Ekilebilir arazilerin alanı 1.725.000 hektarı bulmaktadır.  Bu arazilerde yetişen belli başlı ürünler başta buğday olmak üzere,  pamuk, soya, mısır, arpa ve turunçgillerdir.</p><p>Eski çağlardan beri  askeri ve ticari yollar üstünde yer alan Adana, tarihin her döneminde  çeşitli devreler için çekici bir yer olmuştur. Yapılan arkeolojik  kazılarda kentin tarihinin M.Ö. 3000 yılına kadar uzandığı saptanmıştır.  Bölge&#8217;de en az on değişik medeniyet ve yine en az 18 devlet, beylik,  krallık gibi çeşitli siyasi kuruluşların hüküm sürdüğü belgelenmiştir.  Luvi, Arzava, Hitit, Asur, Kilikya Krallıkları, Roma ve Bizans  imparatorluğu, Selçuklu, Ramazanoğulları ve Osmanlı devleti bunların  başlıcalarıdır.</p><p>19. Yüzyılın ikinci yarısından sonra Çukurova&#8217;da  İngilizlerin girişimi ile pamuk üretimi hızla gelişmeye başlamıştır.  Daha sonra Fransız ve Alman firmalarının da bölgeye ilgi göstermesiyle  tarım makineleşmiş, çırçır fabrikalarının kurulmasıyla sanayileşme  yönünde adımlar atılmıştır. 1950&#8242;lere kadar ilin ekonomik yapısına  egemen olan pamuk ve buğday üretimi ile pazarlaması, bu tarihten  başlayarak yeni pamuk türlerinin ekilmesi, makineleşme, sulama ve  gübreleme yoluyla üretimin artmasına ve kentin Türkiye&#8217;nin ilk  sanayileşen bölgelerinden biri olmasını sağlamıştır. 1970&#8242;li yılların  ortalarına kadar devam eden bu süreçte Adana; Tekstil, Gıda gibi tarıma  dayalı sanayi kollarında Marmara bölgesinden sonraki, en sanayileşmiş  bölge konumuna gelmiştir. 1980&#8242;lerde pamuk üretiminin ilin  ekonomisindeki belirleyici rolünü kaybetmeye başlamasıyla tarımda  çeşitlendirme sürecine girilmiş, turunçgiller üretimi ve seracılık  giderek önem kazanmaya başlamıştır.</p><p>Günümüzde 750 milyon doları  aşan ihracatıyla Adana, ekonomi, sanayi ve bankacılık alanlarında  Türkiye&#8217;nin önde gelen şehirlerinden birisidir. Çukurova Üniversitesi,  modern hastaneleri ve karayolları, otelleri, havaalanı ile birlikte  sinema ve tiyatrolarıyla da kültürel açıdan da zengin bir merkezdir.  11.000.000 m2&#8242;lik arazisiyle Türkiye&#8217;nin en büyük Organize Sanayi  Bölgesi olma özelliğini elinde bulunduran Organize Sanayi Bölgesine  sahip olan Adana, Yumurtalık serbest bölgesinin de hizmete girmesiyle  birlikte, Gap bölgesinden elde edilecek ürünlerin işlenmesi ve  ulaşımında önemli bir role sahip olacaktır. Bu açıdan yabancı  yatırımcılarında bölgeye olan ilgisi her geçen gün artmaktadır. Nüfusu  ve sanayileşmesi hızla artan Adana&#8217;nın, DIE&#8217;nin ikinci büyük metropolu  olması beklenmektedir.</p><p><a
class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save">payLaş</a></p>]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.senbeno.net/adana-hakkinda-bilgi.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Ankara Genel Bilgi</title><link>http://www.senbeno.net/ankara-genel-bilgi.html</link> <comments>http://www.senbeno.net/ankara-genel-bilgi.html#comments</comments> <pubDate>Thu, 13 May 2010 13:52:54 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Genel]]></category> <category><![CDATA[ankara]]></category> <category><![CDATA[Ankara Genel Bilgi]]></category> <category><![CDATA[ankara hakkında bilgi]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.senbeno.net/?p=1809</guid> <description><![CDATA[Ankara Genel Bilgi İç Anadolu Bölgesi’nde yer alan Türkiye Cumhuriyetinin başkenti Ankara, doğuda Kırşehir ve Kırıkkale; batıda Eskişehir; kuzeyde Çankırı; kuzeybatıda Bolu ve güneyde Konya ve Aksaray illeri ile çevrilidir. Ankara, Orta Anadolu’nun kuzeybatısında bulunan Kızılırmak ve Sakarya nehirlerinin kollarının oluşturduğu ovalarla kaplı bir bölgedir. Güneyinde Tuz Gölü havzası ile Cihanbeyli Yaylası bu platoyu tamamlamaktadır. [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><img
src="http://www.yeniresimler.net/data/media/44/ankara.jpg" alt="http://www.yeniresimler.net/data/media/44/ankara.jpg" width="454" height="461" /></p><p><strong>Ankara Genel Bilgi</strong></p><p><strong>İç Anadolu Bölgesi’nde  yer alan Türkiye Cumhuriyetinin başkenti Ankara, doğuda Kırşehir ve  Kırıkkale; batıda Eskişehir; kuzeyde Çankırı; kuzeybatıda Bolu ve  güneyde Konya ve Aksaray illeri ile çevrilidir. Ankara, Orta Anadolu’nun  kuzeybatısında bulunan Kızılırmak ve Sakarya nehirlerinin kollarının  oluşturduğu ovalarla kaplı bir bölgedir. Güneyinde Tuz Gölü havzası ile  Cihanbeyli Yaylası bu platoyu tamamlamaktadır. Bu bölgede orman alanları  ile step ve bozkır alanlarının çevresi plato üzerinde yükselen dağlarla  çevrilidir.</strong></p><p><strong>Yüzölçümü ile Türkiye’nin ikinci büyük ili  olan Ankara, 24.521 km2’lik bir alanı kapsamaktadır. 2000 Yılı genel  Nüfus Sayım sonuçlarına göre; toplam nüfusu4.007.860&#8242;tır.</strong></p><p><strong>Ankara&#8217;da  tipik karasal İklim hüküm sürmekte olup, yazlar sıcak ve kurak, kışlar  ise soğuk ve kar yağışlı geçer. Yıllık ortalama sıcaklık 11,6 C&#8217;dir. En  çok İlkbahar ve Kış aylarında yağış alır. Yıllık ortalama yağış miktarı  386,3 mm.dir.</strong></p><p><strong>Ankara Türkiye’nin Konya’dan sonra ikinci  önemli tarım ilidir. Topraklarının 1/3’ünde ekim yapılmaktadır. Çayır,  mera ve ormanlar bunlara eklendiğinde tarım alanlarının il toprakları  içerisinde oranı 2/3’e yükselir. Bitkisel üretimde öncelikle buğday,  arpa, yulaf olmak üzere tahıllar yer alır. Türkiye’nin toplam buğday  üretiminin %8’inden fazlası Ankara’da üretilir. Fasulye, mercimek ve  1960’lardan sonra da şekerpancarı üretimi önem kazanmıştır. Sebzecilik,  meyvecilik da bunları tamamlamaktadır. Ayrıca Ankara elması ve armudu  ile ünlü olup, bağcılık da yaygındır. Hayvancılık Ankara yöresinde  eskiden beri yapılmaktadır. En çok koyun ve dünyaca ünlü Tiftik Keçisi  yetiştirilir. Arıcılığın yanı sıra sığır besiciliği ve tavukçuluk da  gelişmiştir.Bunun yanı sıra sanayi kolları da Ankara’da önemli bir yer  tutmaktadır.</strong></p><p><strong>İlin tarihteki ismi gemi çapası anlamına  gelen &#8220;Ankyra&#8221;dır. Bizanslı Stephanos kente bu ismin Mısırlıları denize  kadar sürüp çapalarına el koyan Galatlar tarafından verildiğini  yazmaktadır.Çok sonraki yıllarda kent “Engürü” olarak isimlendirilmiş,  bu sözcüğün Farsça üzüm anlamına gelen Engür’den kaynaklandığı da  bilinmektedir. Bu sözcük değişerek Ankara’ya dönüşmüştür. </strong></p><p><strong>Ankara  ve çevresinin tarihi, Bronz çağındaki Hatti Uygarlığına kadar  inmektedir. MÖ.2000 yılında Hititler bölgeye egemen olmuştur. Hitit  döneminde küçük bir yerleşim olduğu bilinen bu yörede Hititlere ait  herhangi bir kalıntı günümüze ulaşamamıştır. Yörede Alt Paleolitik çağa  ait bir yerleşime rastlanamamıştır. Ancak, 1937’de Prof.Dr.Şevket Aziz  Kansu Çubuk Çayının doğu kıyısında Keçiören yakınında, Eti Yokuşunda  Orta Paleolitik Çağa tarihlenen Levalloison-Mousterion aletlerini ele  geçirmiştir. Yörede yapılan kazılar ve yüzey araştırmalarında  MÖ.30.000-10.000’e ve 5500-5000’e tarihlenen Çatalhöyük çanak  çömleklerine benzer kalıntılar Durupınar yakınındaki höyükte ortaya  çıkarılmıştır. Bunun yanı sıra bölgede Kalkolitik Çağa (5500-3500) ait  pek çok höyük de bulunmaktadır.</strong></p><p><strong>MÖ.700’de Lidyalılar  Kızılırmak’a kadar olan bütün bölgeyi ele geçirmişler. MÖ.547’de de  Persler buraya hakim olmuştur. Heredotos’dan öğrenildiğine göre; ordu  ticaret ve posta yolu olarak kullanılan Kral Yolu buradan geçiyordu.  Ankara’nın bulunduğu yerde de önemli bir konaklama ve ticaret yeri  vardı.</strong></p><p><strong>Yazılı kaynaklarda Ankara’nın ismi ilk kez Büyük  İskender’in seferleri ile ilgili olarak geçmiştir. Antik kaynaklara göre  İskender ordusunu Apameia Kelainaia’dan (Dinar) Gordion’a getirdiğini  oradan da “Ankyra” ya ulaştığını yazar. İskender’in Pers egemenliğine  son vermesiyle Kral Yolu önemini yitirmiş, Ankyra da önemini  kaybetmiştir. İskender’in ölümünden sonra (MÖ.323) Ankyra da  MÖ.III.yüzyılın başlarına kadar Seleukosların elinde kalmıştır.  MÖ.200’de bir Kelt ırkı olan Galatlar Ankara’yı başkent yapmıştır.  MÖ.189’da Romalı komutan Manlius Vulso bu bölgeye gelerek Galatları  yenmiş ve Pergamon Krallığına bağlamıştır. MÖ.168’de Pergamon Krallığı  ile savaşan Galatlar bölgeyi yeniden egemenlikleri altına almıştır.  MÖ.25’te Galatia denilen bu bölge bir Roma eyaleti olmuş, ekonomik ve  askeri açıdan da önemli bir merkez konumuna gelmiştir. Bizans döneminde  Ankara’nın imparatorluk ordularının konaklama ve ikmal yeri olmasıyla  önemi sürmüştür. Bu dönem, VII.yüzyılın başlarında Sasanilerin,  IX.yüzyılın başlarında Arapların saldırısına uğramıştır. Bizans’ın doğu  ile ticareti arttıkça da Ankara bölgesi önem kazanmıştır.</strong><br
/> <span
id="more-1809"></span><br
/> <strong>Malazgirt  Savaşı’ndan sonra 1071’de Ankara yöresi Selçukluların eline geçmiştir.  1101 ve 1102 yıllarında burası haçlı seferleri sırasında zarar görmüş,  1127’de yeniden Selçuklular tarafından ele geçirilmiştir.Daha sonraki  yıllarda Danişmend hükümdarı Emir Gazi ile oğlu Mehmet Gazi, onların  ölümünden sonra da Sultan I.Mesut buraya hakim olmuştur. Sultan  Kılıçarslan II, devletini on bir oğlu arasında bölüştürünce Ankara da  Muhiddin Mesut’un payına düşmüştür. Alaeddin Keykubat I zamanında  (1219-1237) Ankara en parlak devrelerinden birisini yaşamıştır. Moğol  saldırılarından sonra bölge bir süre Eretnalıların elinde kalmıştır.  Orhan Gazi devrinde (1354) Ankara Süleyman Paşa tarafından Osmanlı  topraklarına katılmıştır. Anadolu 1402 yılında Timur’un saldırısına  uğramıştır. 1402’de Yıldırım Beyazid ve Timur arasındaki Ankara  Savaşında şehir kısa bir süre Moğol istilasına uğrayan şehir, 1414’de  kesin olarak Osmanlı egemenliğine girmiştir.</strong></p><p><strong>Atatürk,  Kurtuluş Savaşı sırasında 1920’de Ankara’yı stratejik konumundan ötürü  merkez yapmış, 1923’te de başkent ilan edilmiştir. Böylece yeni Türkiye  Cumhuriyetinin Başkenti Ankara, Orta Anadolu’nun merkezi bir noktasında  yeni baştan kurulmuştur.</strong></p><p><strong>Ankara tarihi yapıları yönünden  önemli yapılarla bezenmiştir. Bunların başında Ankara Kalesi,  Nymphaion, Augustos Mabedi, Caracalla Hamamı, Julien Sütunu, Tiyatro  antik çağlardan günümüze gelen eserlerdir. Bunların yanı sıra, Selçuklu,  Osmanlı ve Cumhuriyetin ilk yıllarına ait, mimari yönden önemli eserler  de günümüze gelmiştir. Bunların başında Alaeddin Camisi, Arslanhane  (Ahi Şerafeddin) Camisi, Saraç Sinan Mescidi, Ahi Elvan Camisi,  Karacabey Camisi, Hamamı ve Türbesi, Hacı bayram Camisi ve Türbesi,  Kurşunlu Han, Mahmutpaşa Bedesteni, Cenabi Ahmet Paşa Camisi ve Türbesi,  Çengel Han, Hasan Paşa Hanı, Çukur Han ve Ak Köprü gelmektedir.  I.Ulusal Mimarlık akımının önemli örnekleri olan Ankara Palas,  Etnoğrafya Müzesi, Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü, Gazi Eğitim  Enstitüsü, Gümrükler Genel Müdürlüğü, Devlet Resim ve Heykel Müzesi, İş  Bankası, Opera Binası ve çeşitli bakanlıklar Cumhuriyet döneminde  yapılmış önemli eserlerdir.</strong></p><p><strong>Ankara’nın en önemli  eserlerinin başında da Ulu Önder Atatürk için yaptırılan görkemli bir  yapı olan Anıtkabir’dir (1953).</strong></p><p><strong>Ankaranın İlçeleri</strong><br
/> Ankara ilinin  ilçeleri;  Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Keçiören, Mamak, Sincan,  Yenimahalle, Akyurt, Ayaş, Bala, Beypazarı, Çamlıdere, Çubuk, Elmadağ,  Evren, Gölbaşı, Güdül, Haymana, Kalecik, Kazan, Kızılcahamam, Nallıhan,  Polatlı ve Şereflikoçhisar’ dır.</p><p><strong>Akyurt</strong><strong> :</strong> Kent merkezine 33 km.  uzaklıktadır. İlçeye bağlı Balıkhisar Köyüne 1 km uzaklıkta, M.Ö. 3000  yılı ortalarından itibaren yerleşime sahne olmuş, Eski Tunç Çağına ve  sonrasına ait büyük bir höyük bulunmuştur.</p><p><strong>Altındağ  :</strong> Kent merkezine 1 km.  uzaklıkta, Selçuklular , Osmanlılar ve daha eski medeniyetleri kapsayan  ilçede; Ankara Kalesi, Augustus Tapınağı, Julianus Sütunu, Roma Hamamı,  Cumhuriyet Anıtı, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Devlet Resim ve Heykel  Müzesi, Etnografya Müzesi, Kurtuluş Savaşı Müzesi ve Cumhuriyet Müzesi  bulunmaktadır. Ayrıca Karacabey, Ahi Şerafettin, Hacı Bayram Veli  Efendi, Karyağdı, Gülbaba ve İzzettin Baba Türbeleri ile Hacı Bayram,  Aslanhane, Ahi Elvan, Alaaddin, Zincirli ve Kurşunlu camileri de ilçe  sınırları içerisindedir.</p><p><strong>Ayaş :</strong> Kent merkezine 58 km. uzaklıktaki Ayaş  İlçesi kaplıcaları ile ünlüdür. Karakaya Kaplıcası ile 23 km.  batısındaki Ayaş içmelerinin mineralli ve radyoaktifli suların sağlık  açısından önemli bir zenginlik kaynağıdır. Karadere Bağlan, Ova Bağları,  Arıklar Bağları, Kirazdibi Bağları ilçenin diğer tabiat varlıklarıdır.</p><p><strong>Bala :</strong> Ankara’nın güneyinde yer alan Bala ilçesi  sınırlarındaki, ilçeye 35 km uzaklıktaki Beynam Ormanları Balâ ilçesinin  olduğu kadar Ankara’nın da önemli mesire yerlerindendir. Burası  genellikle çam ormanlarıyla kaplıdır.</p><p><strong>Beypazarı  :</strong> Ankara’ya 99 km. mesafede  olan Beypazarı ilçesinin tarihi Hitit ve Friglere kadar uzanmaktadır.  Beypazarı’nın bir piskoposluk merkezi olduğu, adının önceleri Lagania  Anastasıopolıs olarak değiştirildiği tarihi eser ve haritalardan  anlaşılmaktadır.</p><p>Beypazarı, tarihi evleri, gümüş işçiliği ve havucu  ile ünlü şirin bir ilçedir. Boğazkesen Kümbeti, Suluhan, Eski Hamam,  Sultan Alaaddin Cami, Akşemseddin Cami, Kurşunlu Cami, Rüstem Paşa  Hamamı, Gazi Gündüzalp Türbesi (Hırkatepe), Kara Davut Türbesi  (Kuyumcutekke), Karaca Ahmet Türbesi, ilçe sınırları içerisinde olup  görülmeye değer tarihi mekanlardır.</p><p>İlçeye 10 km. uzaklıkta  bulunan Tekke Yaylası, 44  km uzaklıktaki Karaşar beldesinde bulunan  Eğriova Yaylası ve Gölü,  Dereli köyü civarında peri bacalarını  andıran yapılar ilçenin ilgi  çekici yerleridir.</p><p><strong>Çamlıdere</strong><strong> :</strong> Ankara’nın kuzeybatısında  yer alan Çamlıdere ilçesinin şehir merkezinden uzaklığı 108 km. dir.  İlçede Selçuklu dönemine ait Peçenek Beldesinde bir Camii bulunmaktadır.  Bunun yanı sıra Bizans Dönemine ait mezar ve yerleşim yerleri  kalıntılarına da rastlanılmaktadır.</p><p><strong>Çankaya  :</strong> Çankaya İlçesi, şehir  merkezine 9 km. uzaklıktadır. Ankara’nın önemli ilçelerinden olan  Çankaya İlçesi, ili merkezine yakın pek çok semti içine alır. Atatürk  Orman Çiftliği, Eymir Gölü, Elmadağ Kayak Tesisleri, Ahlatlıbel Spor ve  Eğlence Merkezi ilçe sınırlarındadır.</p><p>Anıtkabir, Atatürk Müzesi, Atatürk Anıtı (Zafer  Anıtı-Sıhhiye), MTA Genel Müdürlüğü Tabiat Tarihi Müzesi, Güvenlik  Anıtı, Etnografya Atatürk Anıtı, Doğa Tarihi Müzesi, ODTÜ Arkeoloji  Müzesi, Devlet Resim ve Heykel Sergi Salonu, Anıt Park, Botanik Bahçesi,  Abdi İpekçi Parkı, Güven Park, Kurtuluş Parkı, Kuğulu Park, Milli  Egemenlik Parkı, Ahmet Arif Parkı, 100. Yıl Kapalı Yüzme Havuzu,  Belediye Buz Paten Sahası gibi spor alanları, Oyuncak Müzesi  (Cebeci-Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi), Hitit Anıtı, Atakule,  TBMM ilçenin başlıca turistik yerlerindendir.</p><p><strong>Çubuk :</strong> Çubuk, Ankara şehir  merkezine 39 km  uzaklıktadır. Aktepe’ de bulunan bir kale harabesi ve  Karadana  Köyünde Oyulu Kaya Mezarı Hitit kalıntılarıdır.</p><p>Çubuk II. Barajı drenaj  alanında bulunan ormanlık  ile Karagöl mevkiinde bulunan ormanlık  alanlar önemli mesire  yerleridir.</p><p>Elmadağ : Kent merkezine 41 km. uzaklığındadır.  Kökü Selçuklulara kadar uzanan halıcılık, el dokuması, kilim, heybe ve  çantalar kültür zenginliklerini günümüze kadar getirmiştir.</p><p><strong>Etimesgut  :</strong> Etimesgut  ilçesinin  Ankara şehir merkezine uzaklığı 20 km. dir. Gazi Tren istasyonu ve  Atatürk’ün İstanbul’a gidiş gelişlerinde uğurlandığı Etimesgut Tren  İstasyonu tarihi yapı özellikleriyle dikkat çekicidir. Etimesgut’a adını  veren Ahi Mes’ud, Ahi Elvan gibi Türk büyüklerinden, Ahi Elvan  Hazretlerinin Türbesi Elvanköy’ de Elvanköy Cami avlusunda  bulunmaktadır.</p><p><strong>Evren :</strong> İl merkezine 178 km.  uzaklığındadır. Çevrede rastlanan höyük ve kilise, kale kalıntıları bu  yörenin İslamiyetten çok önceleri yerleşim yeri olduğunu göstermektedir.  İlçe sınırları içerisinde Evren-Sarıyahşi yolu üzerinde Evren’ e 2 km.  uzaklıkta bir höyükte bin yıla ait seramik kalıntılarına rastlanmıştır.  Çatalpınar Köyünün 2 km güneybatısında bulunan Sığırcık Kalesi Geç  Bizans ve Osmanlı  Dönemine aittir.</p><p><strong>Gölbaşı  :</strong> Ankara’ya 20 Km.  uzaklıktaki Gölbaşı ve çevresi Ankara’nın mesire, sayfiye, turizm ve  sanayi bölgesi durumundadır. Mogan ve Eymir Gölleri, doğal güzelliği,  temiz havası ve balık üretimi ile ilçeye turistik bir değer  kazandırmaktadır.</p><p>İlçe sınırlarında, İncek, Hacılar ve Tulumtaş  köyleri arasındaki Karayatak Tepe Mevkiinde yer alan Tulumtaş  Mağarasında görülmeye değer dikit, sarkıt ve sütunlar bulunmaktadır.</p><p><strong>Haymana  :</strong>Kent merkezine uzaklığı 73  km. olan Haymana kaplıcalarıyla dünyaca ünlüdür. Kaplıcaların tarihi  Hititlere kadar uzanmaktadır. Hititlerden sonra Romalılar devrinde  kaplıca tesisleri yeniden onarılmış, ayrıca kaplıcanın 1-1.5 km  doğusunda halen harabeleri bulunan bir şehir kurularak, bu bölge bir su  tedavi merkezi haline getirilmiştir.</p><p><strong>Kalecik  :</strong> Kent merkezine 71 km.  uzaklıktaki Kalecik ve civarının ilk defa M.Ö. 3500-4000 yıllarında  erken Kalkolitik Devirde iskan edilmiş olduğu tahmin edilmektedir.  Hasbey, Saray, Tabakhane Camileri, Kazancıbaba, Alişoğlu Türbesi ile  Kızılırmak üzerindeki Develioğlu Köprüsü ve Kalecik Kalesi belli başlı  tarihi eserleridir.</p><p><strong>Kazan :</strong> Kazan’ ın şehir  merkezinden uzaklığı 45 km. dir. İlçenin kuruluş tarihi kesin olarak  bilinmemektedir. Yapılan kazılar sonucu çıkan birçok tarihi eser, çok  değişik medeniyetler zamanında ilçe ve köylerinde yerleşim olduğunu  göstermektedir.</p><p><strong>Keçiören</strong><strong> :</strong> Keçiören ilçesinin Ankara  şehir merkezine uzaklığı 3 km. dir. Ankara’nın Merkez ilçelerinden  biridir. Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşına hazırlandığı ve karargah  olarak kullandığı Ankara Eski Tarım Okulu bugün müze olarak Keçiören  sınırları içerisindedir.</p><p><strong>Kızılcahamam  :</strong> İl merkezine 83 km.  uzaklıkta bulunan Kızılcahamam Ankara’nın en yoğun orman örtüsüne sahip  olan yerleşim yeridir. Maden suyu bakımından oldukça zengin olan  Kızılcahamam’a 16 km uzaklıktaki Şey Hamamı Kaplıcası ülkenin önemli  kaplıcaları arasındadır.</p><p><strong>Mamak :</strong> Mamak ilçesinin şehir  merkezine uzaklıgı 7 km. dir. İlçede kültür hizmetlerini yerine getirmek  için şimdiki Belediye Başkanlık Binasının yer aldığı Konservatuar  Binası bulunmaktadır. Ayrıca 75. Yıl Cumhuriyet Anfi Tiyatrosu, kültürel  faaliyet varlıklarından sayılabilir.Tabiat varlıkları olarak Hatip  Çayı, Bayındır Barajı ve önemli 4 mesire yerlerindendir.</p><p><strong>Nallıhan  :</strong> Nallıhan’ın şehir   merkezine uzaklığı 161 km. dir.İlçe merkezi 1599′da Vezir Nasuhpaşa’ nın  burada bir han yaptırmasıyla teşekkül etmiş, adını bu Han’dan almıştır.  Halen çatısı yıkık olan Han ile birlikte cami ve hamam da yapılmıştır.  İlçede, Uluhan (Köstebek) Köyünde 17. Yüzyılda inşa edilmiş olan Uluhan  Cami de diğer önemli bir eserdir.</p><p><strong>Polatlı  :</strong> Polatlı ilçesinin  şehir  merkezine uzaklığı 78 km. dir. Bugünkü Polatlı’nın 20 m. kuzeybatısına  düşen Yassıhöyük Köyü ve çevresi bölgede gerçek bir tarih başlangıcı  sayılabilir. Bu çevrede 86 adet tümülüs ve kral mezarları ve kalıntıları  ilçe merkezinde de tümülüs ve şehir kalıntıları bulunmaktadır.</p><p><strong>Şereflikoçhisar  :</strong> Şehir merkezine  148 km.  uzaklıktadır. İlçede, Türkiye’nin ikinci büyük gölü olan Tuz Gölü   bulunmaktadır. Kuzeyinde bulunan Hirfanlı Baraj Gölünde balıkçılık  yapılmaktadır. Tuz Gölü, Kurşunlu Camii, Koçhisar Kalesi ve Parlasan  Kalesi, ilçenin tarihi ve turistik zenginliklerini oluşturur.</p><p><strong>Yenimahalle  :</strong> Yenimahalle’nin  şehir  merkezine uzaklığı 5 km. dir. Kent Merkezinde yeralan  Yenimahalle’nin  tarihini vurgulayan eserler arasında Selçuklu Hükümdarı  Alaaddin  Keykubat tarafından 1222 yılında eski Bağdat Ticaret yolunun geçtiği  Ankara Çayı üzerinde yaptırılan Akköprü sayılabilir. Tarihi özelliğini  hala korumakta olan Köprü, 4 büyük, 3 küçük olmak üzere 7 kemerden  oluşmuştur.</p><p><strong>NASIL  GİDİLİR</strong></p><p><strong>Karayolu  :</strong> Ankara’dan  Türkiye’nin  her tarafına otobüsle ulaşım olanağı vardır.</p><p><strong>Havayolu  :</strong> Uluslararası  Ankara  Esenboğa Havalimanı, şehir merkezine 25 km. mesafededir. Ulaşım HAVAŞ   servisleriyle sağlanmaktadır.</p><p>Hava Limanı Tel : (+90-312)  398 00 00/1517 – 398  05 50 –398 00 00/1649</p><p><strong>Demiryolu  :</strong> Ankara-İstanbul,  Ankara-İzmir, Ankara-Balıkesir, Ankara-Isparta-Burdur, Ankara-Zonguldak,  Ankara-Adana, Ankara-Elazığ-Diyarbakır güzergahlarında trenle ulaşım  mevcuttur.</p><p>İstasyon Tel : (+90-312)  311 49 94 – 310 65 15</p><p><a
class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save">payLaş</a></p>]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.senbeno.net/ankara-genel-bilgi.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> </channel> </rss>
<!-- Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: http://www.w3-edge.com/wordpress-plugins/

Minified using disk
Page Caching using disk (user agent is rejected)
Database Caching 75/140 queries in 0.055 seconds using disk

Served from: www.senbeno.net @ 2010-07-30 07:14:18 -->