Archive for the ‘Haberler’ Category
En Çok Satan Kitapları / 2010 Ocak Ayı /
2010 Yılı Ocak Ayı En Çok Satan Kitaplar Listesi
1. Stieg Larsson – Ejderha Dövmeli Kız
41 ülkede rekor satış yapan kitaplarının başarısını göremeden 50 yaşında hayata veda eden İsveçli gazeteci Stieg Larsson’un zihne kazınacak sahneler çarpıcı ve canlı karakterler okurları adeta yerlerine çivileyecek sürükleyici bir kurgu ile her sayfasını ağır ağır ve dokuyarak yazdığı Millennium serisinin ilk kitabı Ejderha Dövmeli Kız’ı okuduktan sonra Gefle Dagblad gibi ‘bundan daha iyisi yapılamaz’ diyebilirsiniz. Ama bu erken bir karar olabilir. Son sözü söylemeden ikincisini beklemenizi tavsiye ederiz.
“Olağanüstü… Okuyucular kitabı okurken yerlerinden bile kıpırdayamayacak.”
-SUNDAY TIMES
“Bu kitabı okumaya başladı- ğınızda ilk adımı hiç atmamış olmayı dileyeceksiniz. Çevreniz kararacak ve kendinizi öykünün içinde bulacaksınız…”
-BILD AM SONNTAG
“Bu kitap kendisi için söylenen her bir övgü sözcüğünü hak ediyor… Üçlemenin geri kalan iki kitabı bunun yarısı kadar bile iyi olsa Larsson bize müthiş bir miras bırakmış olacak.”
-SHARON WHEELER
“Larsson’un bu kitabı saatli bir bomba gibi…”
-BOB CORNWELL
“Hipnotize edici.”
-USA TODAY
“Tam bir dinamit.”
-LIZ SMITH
“Çılgınca… Müthiş bir gerilim.”
-THE WASHINGTON POST
“Büyük bir açlıkla okunacaktır…”
-OBSERVER
“Larsson’un kitapları hayatımız için bir tehlike oluşturuyor. Parklar okuyucularla tıka basa dolacak çalışma dünyası altüst olacaktır. Bütün bunların nedeni hiç kimsenin kitabı elinden bırakamamasıdır.”
-BAMS
2. Don Brown – Kayıp Sembol (The Lost Symbol)
Dan Brown; Da Vinci Şifresi Melekler ve Şeytanlar’dan sonra Kayıp Sembol’de insanlığın yüzyıllardır beklediği bir gerçeğin peşinde… Harvard Simgebilim Profesörü Robert Langdon Kongre Binası’nda konferans vermesi için yakın bir arkadaşından davet alır. Ancak Washington’a varır varmaz oldukça garip bir durumla karşı karşıya kalan profesör kendini korkunç bir oyunun ortasında bulur. Kongre Binası’na bırakılmış olan bir sembolün -yakın arkadaşı Peter Solomon’ın kesik eli- varlığını haber veren bir telefon Langdon’ı hiç de yabancısı olmadığı bir dünyaya davet etmektedir. Antikçağlarda kullanılan bu sembolik çağrı daveti alan kişiyi ezoterik bilgeliğin hüküm sürdüğü çok eskilerde kalmış kayıp bir dünyaya sürükleyecektir. Sonu belli olmayan bu mistik daveti arkadaşını kurtarmak için kabul eden Langdon bir anda masonik sırların saklı kalmış tarihin ve o güne dek görmediği yerlerin gizli dünyasında inanılmaz bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır. Artık cevaplanması gereken sorular vardır: İnsanlığın Altın Çağı açılmaması gereken bir kapının aralığından sırlarıyla birlikte yok mu olacak yoksa hikmetin ışığında tüm soruların cevapları mı bulunacaktır?…
3. Serdar Özkan – Kayıp Gül
Genç Türk Romancı Serdar Özkan’ın ilk romanı Kayıp Gül bugüne kadar 29 dile çevrildi 40′tan fazla ülkede basıldı. Kanada’dan Japonya’ya Brezilya’dan Endonezya’ya dünyanın dört bir yanında okurların büyük ilgi ve beğenisini kazanan Kayıp Gül birçok ülkede haftalarca bestseller listelerinde yer aldı.
Kayıp Gül’ün kahramanı Diana’nın peşine takılan okur başta Türk kültürüne olmak üzere Yunan mitolojisinden Yunus Emre’ye; William Blake’ten Sokrates’e; doğu mistisizminden Küçük Prens’e; Meryem Ana’dan Nasrettin Hoca’ya; modern yaşantıdan metafiziğe; gerçek dünyadan düşlerin dünyasına ve San Francisco’dan İstanbul’a uzanan bir yolculuğa çıkıyor.
Yazar: Serdar Özkan
Sayfa Sayısı: 205
Yazının Devamını Okumak İçin Tıklayın…
REŞADİYE’DE TERÖRİST SALDIRI: 7 ŞEHİT
Reşadiye’de teröristlerce jandarma ekiplerine düzenlenen saldırıda 7 asker şehit oldu, 3 asker yaralandı.
Reşadiye’de teröristlerce jandarma ekiplerine düzenlenen saldırıda 7 asker şehit oldu, 3 asker yaralandı. Genelkurmay bölgeye ilave kuvvet sevk edildiğini ve operasyonun devam ettiğini bildirdi.
Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde yapılan açıklamada, şu hususlara yer verildi:
”Bugün saat 15.20 sularında; Tokat ili Reşadiye ilçesi, Sazak mevkisinde yol kontrol görevi yapan askeri araca, teröristler tarafından açılan ateş sonucu, araçta bulunan 1 Uzman Jandarma Çavuş, 1 Jandarma Onbaşı ve 5 Jandarma er olmak üzere 7 güvenlik görevlisi şehit olmuş, 1 Uzman Jandarma Çavuş ve 2 Jandarma er yaralanmıştır. Yaralı personel, Tokat ve Reşadiye Devlet hastanelerine sevk edilerek tedavi altına alınmıştır.
Olayın meydana geldiği bölgeye ilave kuvvetler sevk edilmiş olup operasyonlara devam edilmektedir.
Şehitlerimize Tanrıdan rahmet, değerli ailelerine, silah arkadaşlarına ve Yüce Milletimize baş sağlığı, yaralılarımıza acil şifalar dileriz.”
Ali Kırca, aşı olduktan 3 gün sonra hastalandı
Bayram tatili için Almanya’ya giden Show TV anchorman’i Ali Kırca’nın, domuz gribine yakalandığı için Türkiye’ye dönemediği ortaya çıktı.

Tatili bittiği halde işbaşı yapmaması dikkat çeken Kırca, tatil sırasında domuz gribine yakalandığı ve hastalık taşıyanların yurtiçine girişinde sorun yaşanma ihtimali bulunduğu için de Türkiye’ye dönmediği ortaya çıktı. Tedavisine yurtdışında devam eden Kırca, hastalığın tehlikeli dönemini atlattığını açıkladı.
Dün Show TV Ana Haber’e telefonla bağlanan Kırca, sağlık durumunun iyi olduğunu açıkladı. Kırca, “Aslında Türkiye’nin yoğun gündemi arasında bir de kendi hastalığımı araya katmak istemezdim. Virüsü muhtemelen Türkiye’de ya da uçak yolculuğunda kaptım” dedi. Hastalık sonrası da yine korunmak gerektiğini vurgulayan Kırca, “Ben aslında domuz gribi aşısı oldum ama farklı bir gündem yaratmamak için açıklama ihtiyacı duyuyorum. Aşının bağışıklık sistemine etki etmesi için üç hafta geçmesi gerekiyor. Ben maalesef aşıyı olduktan üç gün sonra hastalığa yakalandım” diye konuştu.
(Milliyet)
Erdoğan yarın ABD’ye gidiyor
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘yüklü gündemle’ ziyaret edeceği ve resmi temaslarda bulunacağı ABD gezisi için yarın bu ülkeye hareket ediyor. Erdoğan, ABD Başkanı Obama’yı ziyareti sırasında Afganistan’a asker gönderilmesi konusu gündemin ilk sırasında yer alacak.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yarın Amerika’ya giderek, ABD Başkanı Barack Obama ile 7 Aralık’ta Washington’da masaya oturacak. Irak’tan Afganistan’a, Balkanlardan Orta Doğu’ya, Kıbrıs’tan Kafkaslara, terörle mücadeleden enerji arz güvenliği ve küresel mali krize kadar geniş bir dosyası olan Erdoğan, terörle mücadelede somut adımlar atılmasını isteyecek.
Afganistan ilk madde
Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Erdoğan-Obama görüşmesinin ağlık noktasını Afganistan konusu oluşturacak. Görüşmelerde Afganistan’a Türkiye’nin 2001′den bugüne kadar 200 milyon dolardan fazla katkı sağladığının altı çizilecek. Türkiye’nin, Afgan halkına yardım etmeye devam edeceği mesajına vurgu yapılarak, Türkiye’nin 800 olan asker sayısının 1 Kasım’dan itibaren Kabil bölge Komutanlığı’nı üstlenmesiyle bin 700′e çıkartıldığı hatırlatılacak. Erdoğan, bu artırımın zaten destek olduğuna işaret ederek, Türkiye’nin daha fazla muharip güç yollayamayacağı ancak Afganistan polis ve askeri teşkilatlarının oluşturulması için katkılarını artıracağına dikkat çekilecek.
PKK ile mücadele
Görüşmede PKK ile mücadelenin de ağırlıklı olarak ele alınması bekleniyor. Erdoğan, Amerika’dan “Irak’tan çekilmeden Kuzey Irak’taki terör varlığını bitirilmesi” için destek ve Kandil’de konuşlanan örgütün hareket alanının daraltılmasını isteyecek ve kuzey Irak’taki “Örgüt üyelerini teslim edin” talebini tekrarlayacak.
Kıbrıs
Erdoğan’ın Obama ile yapacağı görüşmede ele alınacak önemli dosyalardan biri de Kıbrıs. Türkiye bir kez daha “Çözüm için zaman daralıyor” diyerek, çözüm için Ankara’nın yeni hedefinin Nisan 2010 olduğu anlatılacak. Nisan 2010′daki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce, inisiyatif için ABD’den çözüm için destek teklifinde bulunulacak ve Amerika’nın özel bir Kıbrıs temsilcisi ataması da istenecek.
İran
Washington yönetiminin dosyaları arasında ise, İran’ın nükleer faaliyetleri bulunuyor. Gündemdeki başlık Batı’nın tüm önerilerini reddeden ve son olarak da nükleer silahsızlanma anlaşmasından çekilebileceğini söyleyen İran’a uygulanacak yaptırımların neler olabileceği tartışılacak. ABD, Türkiye’den bu konuda net tavır sergilemesini isteyecek. Türk tarafının buna vereceği cevabın “Barışçıl amaçlı nükleer teknolojiye herkes sahip olabilir, nükleer silahlar insanlık için büyük tehdittir ancak diplomasi ve diyalog yolu korunmalıdır” olması bekleniyor.
Ermenistan ilişkileri
Bu arada, Amerika’nın Türkiye-Ermenistan ilişkilerin gündeme getirmesi bekleniyor. Obama yönetimi iki ülke arasında imzalanan protokollerin TBMM’den geçirilmesi konusundaki beklentilerini yenileyecek. Türkiye’nin bu talebe cevabı Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki Dağlık Karabağ konusunda atılacak adımlar olacak. Ermenistan’ın Dağlık Karabağ’dan çekilmeden protokollerin Meclis’ten geçirilmesinin zorluğu dile getirilecek.
Öte yandan Enerji konularında özellikle Nabucco projesinde gelinen aşamanın da Erdoğan-Obama görüşmesinde ele alınması bekleniyor.
Meksika ziyareti
Bu arada Erdoğan, 9 Aralık’ta Meksika’ya giderek, Cumhurbaşkanı Felipe Calderon ile de görüşecek. Görüşmede, ikili ilişkilerin yanısıra, iki ülkenin aynı dönem için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliği bağlamında, güncel bölgesel ve küresel konuların da ele alınacağı belirtiliyor.
Kimlikler 2010′da değişiyor
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, demokratik açılım süreci için olumlu iklimin oluşmaya başladığını belirterek, demokratik açılım konusundaki pozisyonu nedeniyle muhalefetin çok zor durumda kaldığını söyledi.
İçişleri Bakanı Atalay, ”Birinci Global Karayolu Güvenliği Bakanlar Konferansı”na katılmak için geldiği Moskova’da gazetecilerin sorularını yanıtladı. ”Demokratik açılım” çalışmaları konusundaki bir soru üzerine Atalay, ”demokratik açılımın” içeriğinin aslında başından beri belli olduğunu belirterek, bunun, ”terörü sona erdirmek” ve ”Türkiye’deki demokratik standardı yükseltmek” gibi iki hedefi bulunduğunu kaydetti.
TBMM’deki oturumda bilinenlerin bir
az daha ayrıntılı açıklandığını kaydeden Atalay, ”Yani bu bir atmosfer meselesi, iklim meselesi. Demokratik açılımın hedefi o iklimi, o atmosferi oluşturmak. Yoksa o maddeler tek tek her şey değil. Yeterli de değil, daha belki de devam edecek” dedi.
Bakan Atalay, 2002′den itibaren demokratikleşme konusunda çok şey yapıldığını ve bundan sonra da yapılmaya devam edileceğini belirterek, ”Türkiye’de de bunu gayet iyi görüyorum. Muhalefet biraz zor durumda kaldı. Bu haftaki grup toplantılarını izledim, çok tuhaf konuşmaları var. Zor durumda muhalefet” ifadesini kullandı.
”İklimin oluşup oluşmadığı ve demokratik açılımın başarıya ulaşıp ulaşmayacağı” sorusuna Atalay, ”Bu iklim oluşuyor. Demokratik açılım mutlaka başarıya ulaşacak inşallah” karşılığını verdi.
”MUHALEFET İNAT İÇİNDE”
Atalay, muhalefetin kabul etmemesine rağmen konuyu tekrar görüşmenin gündemlerinde olup olmadığı sorusuna şu yanıtı verdi:
”Bu her zaman açık platform. Biz her zaman bu en geniş katılımla olsun dedik. O irade ve kararımız devam ediyor. Bütün kesimlerin desteğini alarak daha rahat yürür, niye olmasın ama muhalefet biraz inat içine girdi. Keşke inat içine girmeselerdi biz memnun olurduk. ‘Ortak yapalım’ dedik, ‘birlikte yapalım’ dedik, ‘bizim olmasın sadece’ dedik ama olmadı.”
”RUSYA İÇİŞLERİ BAKANI İLE GÖRÜŞME”
Atalay, Moskova’daki ziyareti sırasında Rusya İçişleri Bakanı Raşid Nurgaliyev ile görüşmeyi planladıklarını belirterek, ”Uzun süredir kendisiyle bu görüşmeyi yapmayı istiyorum. Komşu ülkelerden görüşmediğimiz bakanlardan biri. Komşu ülkelerin içişleri bakanlarıyla değişik vesilelerle bir araya geldik. Bu akşam üzeri bir resepsiyon olacak ve orada bir görüşmemiz olacak. Belki daha sonrası için detaylı bir şey planlarız” dedi.
”YENİ PASAPORTLAR 2010′UN İKİNCİ YARISINDA”
İçişleri Bakanı Atalay, yeni pasaportların ihalesinin iptal edildiği ve bu sürecin ne durumda olduğu sorusu üzerine, şunları söyledi:
”Bunu aksatmadık. Bu konuya başka bir formül bulduk ve hızlı bir şekilde ilerliyor. Merkez Bankasıyla irtibatlı darphanemiz var. Arkadaşlar şu anda darphaneyle irtibatlı. Yani basımları orada yapma şeklinde. Öbür firmaya verilen -biliyorsunuz maalesef bizi çok da oyaladı- çok başarılı olmadı. Şimdi onun yerine darphaneyle, devlet kurumuyla yürüyecek ve çok fazla da vakit almayacak.
Şu anda biliyorsunuz pilot uygulaması yapılıyor nüfus cüzdanlarının ve pilot uygulama nisanda bitecek. TUBİTAK ile yapıyoruz. Yani artık o tek kimlik, her şeyin yerine geçecek. Uluslararası standartlarda farklı özellikte olan tek kimlik belgesi olacak. İkisini birlikte zannediyorum ki 2010′un yarısında gelişmeleri açıklarız ve ülke genelinde yaymaya çalışırız.”

