2
May
0

Siirler

YÜREĞİNDE YER VARMI ?

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Hisset!
Hisset, Parmaklarına değen kağıdın içinde
Dolaşan damarlarımı…
Hisset damarlarımın, kanımın
Seni aramak için
Deliler gibi dolaşmasını…

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Dinle; duyuyor musun yüreğimin ritmini?
Gönlümde esen rüzgârları dinle…
Nefesimi tutmasam
Gözlerindeki derin ovalarda titreyen
Bütün yeşillikler kül olur,
Sazlar büyür simsiyah,
Kuruyan göz pınarlarında…

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Yazık! Mekanlar durduruyorsa seni.
Ve yazık, kendini bağladıysan maddelere…
İpsiz bir uçurtmayım ben… Ve kuyruksuz
Saçlarının çizgilerinde süzülen…
Rüzgârım sensin.
Susma ve sakın gözlerini kapatma, düşerim!
Yüreğinde yer var mı?

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Ve bir kaynak suyundan oluşan derenin
Üzerine düşen yaprak gibi;
Düşürüyor musun gülüşlerini
Ve öpüşlerini sesimin üstüne?
Akıyor musun benimle beraber,
Akıyor musun yıldızlara doğru?
Yıldızlar… Yıldızlar neden böylesine vefasız?
Neden her üşüyüşümde
Lapa lapa yağıyorlar avuçlarıma,
Neden eriyip kayboluyorlar?

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Bilmiyorum. Bilmek istemiyorum…
Ama parmaklarının ucunda şu an ne olur hisset beni…
Hisset!
Hisset, damarlarımdaki kanımın,
Seni aramak için deliler gibi dolaşmasını…
Söylemiştim değil mi?
İpsiz bir uçurtmayım ben…Ve kuyruksuz…
Saçlarının çizgilerinde süzülen…
Rüzgarım sensin.
Susma ve sakın gözlerini kapatma, düşerim.
Yüreğinde yer var mı?

Seni görmediğim günler
Karanlıktayım, katran gecelerdeyim
Cehennem misali bir yerdeyim
Bir demir nasıl paslanır, bir elma nasıl çürürse
İşte öyleyim…

Gözleri namuslu namuslu parlar insanların
Gökyüzü inadına mavi
Yaşamak inadına güzel
Bu şehirde sen varsan…

Bütün kadehlerimi hep sana adıyorum
Hep senin için bu bir bir boşalan şişeler
Umutsuzluğum, sarhoşluğum senin eserin
Senin yüzünden bu delicesine içmeler

Dayanmak zor yalnızlığına akşamların
Unutmak mümkün değil seni bir şarkı gibi
Ağır ağır ilerleyen bu zaman içinde
Her an bir sarhoşluktur sensizliğin verdiği

Bir gün anlarsın hayal kurmayı;
Beklemeyi, ümit etmeyi.
Lanet edersin yaşadığına…
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın..
Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın.

Bir pınarsın içilen ama hiç kanılmayan
Seveni yanıltmayan, sevince yanılmayan
Özlenen sen, özleyen sen, özleten sen
Varken doyulmayansın, yokken dayanılmayan

Her şey sağır içimde ne şiir ne musiki
Dünyadan bezginliğim dünyalar kadar eski
Öylesine çözülmüş, öyle dağılmışım ki
Bu ne bitmez ayrılık bu ne özlem diyorum

Beni çağırdığını bir defa duyabilsem
Avuçlarımda ateş, yorgun gözlerimde nem
Aşarak denizleri bir gün kapına gelsem
Başımı duvarlara vurup ölsem diyorum

Dün kopan bir yapraktı,düşen bir kuru daldı
Bugünden güzel değil bulacağın yarında
Aç ellerini bir bak yanan avuçlarında
Dün gitmiş yarın yok bize bir bugün kaldı

demek o beni sevmiyor
demek o beni anlamıyor
bana içkimi verin
bana kadehimi verin
bir daha ölmek istiyorum

Bir yerlere varmadan, nasıl böyle
Hiç durmadan akıp gidiyor günler
Yaşam diye verdiğin bu mu söyle
O mu sırtıma sapladığın hançer

Sevdimse; verdiğin yürekle sevdim
Sen açtın bu ufku karşımda sonsuz
Yürüdüm bir yolun sonuna geldim
Yıkık, üzgün ve paramparça onsuz

Zamanlar kalleş şimdi, herşey artık bir oyun
Manzaralar hüzünlü insanlar ağlamaklı
Bir akşam getir bana, gizlice ve en saklı
Saatleri birer birer dudaklarında sun

GÜLLER VE GÖLLER

olmayışların gecesindeyim
hayalim
seslerin orta yerinde
bir su damlası
karasız toprağa düşüp düşmemekte
bir bütün sen var karşımda
baştan ayağa her şeyinle
gözlerindeki heyecanla
titreşmeyen t…

Beni bir dağ başında böyle yapayalnız kodular,
rüzgarlara, kuşlara, bulutlara yakın,
senin etinden, tırnağından ayrı,
senin kokundan uzak.

Şu anda hiç bir şey mümkün değil.
Şu anda her şeyden ayrı, her şeyden uzak
ve her şeyden mahrumum ben.
Şu anda sadece yalnızlık ve kahır.

Sen benim gökyüzümdün, denizim, toprağımdın,
Şimdi bir hatıra olamazsın belirsiz, uzak
Biliyorsun bazı şeyler vardır elimizde olmayan
İşte öyle imkansız birşey seni unutmak.

Zannetme ki herşey bitti sevdiğim;
Birgün yeşerecek şu sararmış yapraklar.
Ve bundan sonra kim severse dünyada;
Seni ve beni hatırlayacaklar

İnan ki! Kırılmış bir ayna gibi
Paramparça, kırık dökük aşkımız
Çaresizliğin, ümitsizliğin türküsü
Türkülerin en içlisi, en hüzünlüsü
Büyük aşkımız

Unut benden kalan ne varsa
Unutmak tesellidir yalnızlığın
Güneşi bir kadeh şarap gibi içip
Delicesine sarhoş olmak
En güzel tarafı imkansızlığın

Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?
Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar?
Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var;
Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin…

Ne olurdu saadetlerin en büyüğü
İşte ellerimde al, diyebilseydim
Anlardın ve hiç gitmezdin, değil mi
Bir gün olduğun gibi kal diyebilseydim.

Ne zaman seni düşünsem yaşamak güzel
Bir bahar bahçesi olur güz bahçeleri
En karanlıklarda bile uzanır bir el
Kendiliğinden açar sabaha perdeleri

Sen bastığın yerde çiçeklerin büyüdüğü
Her zaman en güzel, her yerde eşsiz
Sen yaprak, sen köpük, sen kuş tüyü
Sen sevgi nehirlerimin aktığı büyük deniz

Kazımak ulu ağaç gövdelerine adımızı
Yazmak her şeyi bir bir kumların üstüne
O her işkenceye mahkum olmuşluğumuz
O çok sevmek, daha çok sevmek günden güne.

Şarkısız ve sensiz kaldığım nice akşamlar
Gözlerin geçer aklımdan özlemler içinde
Gözlerin bir çigan müziği güzelliğinde
Kirpiklerinde keman, bebeklerinde gitar…

Bir daha dünyaya gelsem
Yine seni severdim
Beni üzesin diye
Beni deli divane edesin diye

ÜŞÜYEN BUZULLAR

gündüzün karanlığındayım sabahın sarılığında
dağlarıma çağlıyorum damlalarımı
sözlerim bir meltem gibi
okşayıp geçerken yüzleri,
bora gibi;yıkıcı,sarsıcı olmaktan korkuyorum
bakmak istiyorum güne…

GİTMEK SANA YAKIŞMIYOR…

Uçurumlar düşüyor uykuma.hep bir kavga var gecemde,gözyaşları hep rüyamda…
Bir bakışın kalsın zihnimde,bir de suskunluğun çekip giderken.ayrılanlar vedalaşırdı,oysa biz hiç yetişememiştik yazgımıza.bu yüzden bir gülüş daha sokmayacağım hayatıma.
Sayfalarımda yarım öyküler,kulağımda sessizliğin.şimdi ben gidiyorum.gitmek sana hiç yakışmıyor.sen bu zamanda kalmalısın,ben gidiyorum.ben yarınl…

Hüzünlü Bir Yaprak Dolaşır Sularımd…

Sürgüsü çekilmemiş koca bir tarihtir yaşadığımız
Yıllarca isimsiz sevdalar serpildi ozan toprağımıza
Yüklü trenlerde güz sonu bir yolculuktur yaptığımız
Islak yollarda boynu bükük bir çiçektir gördüğümüz.

Düşlerindeki ıslaklığın zerrecikleriyle günlerdir ben de sırılsıklamım şimdi. Yüreğimde dinmeyen bir yağmurun coşkulu sesi var. Kelimelerim utangaç çocukların korkusunu, yüreğim aşkına sob…

Aşk

Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi;
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi…

  • Share/Bookmark

Benzer Sayfalar:

  1. ATATÜRK E YAZILAN SiiRLER
  2. Sevgiliye E-kart
  3. En güzel aşk sözleri
  4. Anneler Günü Mesaj
  5. Anneler Günü
Zevk gönüllülük bu posta?
Subscribe to the RSS feed and have all new posts delivered straight to you.
Bu Sayfa için Yorumlarınızı bekliyoruz



Sohbet HAZIRLAYAN NURULLAH ORUC

Sohbet Sohbet Odaları

TurkeyRank.Com - TurkeyRank-Pagerank Servisi

Site içerikleri: Senbeno , Sohbet, Sohbet odaları, Chat, Chat Sohbet, Sohbet odalari, Sohbet Sitesi, Sohbet Chat, gibi aramalar üzerine hizmet vermekteyiz.

Sohbet